Block title
Block content

"'Men Rabbüke” (Senin Rabbin kimdir?) diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmiyle cevap vererek, 'Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir.' " Arapça hocamız "Men Ente" ifadesinde men haber, ente mübtedadır dedi, nasıl anlamak gerek?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Men" istifham edatıdır. İstifham edatının cümle içindeki yerini tesbit etmek için, cevap cümlesi gözden geçirilerek, bu cümlede soruya cevap olan; yani sorunun karşılığı olan kelimenin irabı, soru cümlesindeki soru edatının irabı demektir. Bu nedenle “Men Rabbüke” sorusunun cevaplarından biri olan "Rabbim Allah"tır cevabında; Allah lafzı haber konumunda olduğundan, men haber olarak nitelenmektedir. Ancak "Allah Rabbimdir" denirse; Allah ismi mübteda konumuna geçer. Dolayısıyla Üstad Hazretlerinin ifadesinde bir irab/dil bilgisi yanlışlığı var denilemez.

Diğer husus ise; salt cümleyi esas alırsak "istifham edatları" isim olarak kabul edildiğinden "Men Rabbuke / Rabbin kimdir?” cümlesinde; men mübteda, Rabbüke de haber konumuna geçer.

İstifham edatları her zaman haber gelmez. Örneğin "Men heze'l kitabe / Kitabı kim aldı?" sorusunun cevabında "Ehuke heze'l kitabe / Kardeşin kitabı aldı.” cevabı ile men edatının karşılığı “ehuke” kelimesi olduğundan; mübtedadır.

Özetle hocanız yanlış bir ifade kullanmamıştır; ancak konunun bir yönüne işaret etmiştir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Birinci Mes'ele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 26423 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

nurarayisi
teşekkürler
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ziyacakir
Sarf ve nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir’in: “Men Rabbüke” (Senin Rabbin kimdir?) diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmiyle cevap vererek, “Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir. Müşkül bir meseleyi benden sorunuz, bu kolaydır” diyerek, hem o melâikeleri, hem hazır ruhları, hem o vâkıayı müşahede eden orada bulunan bir keşfü’l-kubur velîsini güldürdü ve rahmet-i İlâhiyeyi tebessüme getirdi. Azaptan kurtulduğu gibi, Risale-i Nur’un bir şehid kahramanı olan merhum Hâfız Ali, hapiste Meyve Risalesini kemâl-i aşkla yazarken ve okurken vefat edip kabirde melâike-i suale mahkemedeki gibi Meyve hakikatleriyle cevap verdiği misillü, ben de ve Risale-i Nur şakirtleri de, o suallere karşı Risale-i Nur’un parlak ve kuvvetli hüccetleriyle istikbalde hakikaten ve şimdi mânen cevap verip onları tasdike ve tahsine ve tebrike sevk edecekler inşaallah. Bu sarf ve nahiv ilminin kurallarına göre verilen cevap yanlıştır. İlim ile uğraşan bir talebenin kendini medresede zannedip hemhal olduğu ilim ile cevap vermesi cevabının yanlış olmasına rağmen hazır bulunan ruhları, hem o vâkıayı müşahede eden orada bulunan bir keşfü’l-kubur velîsini güldürdü ve rahmet-i İlâhiyeyi tebessüme getirdi, deniliyor. Burada uğraşılan ilmin hatırına yanlışta olsa cevaba bakılmamış, talebenin samimiyetine binaen vede bana daha zor sorular sorun diyerek talebelik vasıfları ile karşılık vermesi, hazır bulunan ruhları, ehli keşfü'l kubur velisini ve rahmet-i ilahiyeyi tebessüme getirmiştir. Risale-i Nurlarla meşguliyette bu zamanda en hakiki bir ilim olarak telakki edilir, samimiyetle okunup düsturları tatbik edilirse, bu ali ilmin hatırına bizlerinde bu sarf ve nahiv talebesi gibi kurtuluşumuza vesile olur inşallah...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
merkezsener
ZATEN ÜSTAD YANLIŞ SÖYLÜYOR DENİLMİYOR. ÖĞRENCİ TERS SÖYLEDİĞİ HALDE, İLİM TALEBESİ OLMASI HASEBİYLE AFFEDİLİYOR. HAZIR BULUNANLARI VE RAHMETİ İLAHİYEYİ TEBESSÜME GETİRİYOR. HEM TERS SÖYLÜYOR HEMDE KOLAY SORU BU ZOR SORUN DİYE ARTİSTLİK YAPMASINA RAĞMEN İLİM TALEBESİ OLMASI KURTARIYOR. BİZ NUR TALEBELERİDE İNŞAALLAH TALEBE-İ ULUMDAN SAYILIRIZ.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)

Rahmeti ilahiyeyi tebessüme getirmek nedir anlamadım açıklarmısınız.

Değerli Kardeşimiz; bilgi almak için tıklayınız. Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
merkezsener
RAHMET LUTFUYLA CENNETİNE KOYAN, ADALETİYLE CEHENNEME ATAN ANLAMINI İÇERDİĞİ İÇİN ,VE ŞEFKAT ANLAMINI TAŞIDIĞI İÇİN , TEBESSÜME GETİRMEK YANİ ŞEFKATİYLE MUAMELE ETMEK ANLAMINI İFADE ETMEK İÇİN KULLANILMIŞ OLABİLİR.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
TEBESSÜM= Çok hafif GÜLME.Gülümseme. Ama GÜLME değil.........Ve AYNI zamanda Memnuniyet, Razı OLMAK, Hoşnud Olmak , Onaylamak , TASDİK etmek anlamlarına gelen Bir DAVRANIŞ Biçimidir. Cümlede ALLAH tebessüm etti denilmiyor.İLAHİ RAHMETİ TEBESSÜME getirdi deniyor. Yani '''Bu saflık ve samimiyet,ALLAH'ı RAZI ETTİ,Hoşnudluğunu kazandı ve ALLAH'IN RAHMETİNİ celp etti'' denmek istenmiş. RABBİMİZİ tavsif ederken BİZ İNSANLAR kendimize has ifadeler kullanmak durumundayız. Zaten başka çaremizde yok. KUR'ANDA geçen ALLAH'A ait SIFAT ve İSİMLER İnsanlığa özgü HASLETLERİ tanımlamaktan çıkar ''RAHMAN ca bir özellik kazanır . Artık öyle mütalaa edilmesi gerekir. Bir kaç gün önce bir vesile ile bu hususu anlatmaya çalışmıştım. Eksiklik bizim LİSANIMIZDA. o nedenle Kullanılan kelimelere ,İNSANİ karakterle değilde RAHMANİ vasıf giydirerek bakmalıyız diye düşünüyorum. Hayırlı geceler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...