"Merkez-i hilâfet olan İstanbul'u beş yüz elli sene bütün âlem-i Hıristiyaniyenin karşısında muhafaza ettiren, İstanbul'da beş yüz yerde fışkıran envâr-ı tevhid..." İzah eder misiniz?

Soru Detayı

- İstanbul'un Merkez-i Hilafet olmasını 1453 olarak sayarsak, 1453+550=2003 eder.. Bunu tarikatların muhafazasının 2000'lerle beraber bittiği şeklinde mi anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Merkez-i Hilafet olan İstanbul'u beş yüz elli sene bütün âlem-i Hristiyaniyenin karşısında muhafaza ettiren, İstanbul'da beşyüz yerde fışkıran envâr-ı tevhid ve o merkez-i İslâmiyedeki ehl-i imanın mühim bir nokta-i istinadı, o büyük câmilerin arkalarındaki tekyelerde 'Allah, Allah!' diyenlerin kuvvet-i imaniyeleri ve marifet-i İlahiyeden gelen bir muhabbet-i ruhanî ile cûş u huruşlarıdır."(1)

Bu cümleden böyle bir sonuç çıkarmaya gayret etmek biraz zorlamalı bir çalışma olur. Burada ifade edilen 550 rakamı birebir İstanbul'un fetih tarihi ile değil, Osmanlının devlet vasfını taşıdığı dönemden bu yana Hristiyanlığın karşısında nasıl ayakta kaldığını ifade ettiğini düşünüyoruz. Çünkü Osmanlı Fetihten evvelce de İslam'a hizmet etmeye ve Hristiyanlığa karşı kendisini korumaya gayret ediyordu. Fetih öncesinde de İslam’a hizmet edip Müslümanlara hamilik yapmıştır.

Hem tarikatların bitmesi söz konusu değildir. Tarikatlar tekke ve medreselerin kapatılması ile büyük bir darbe almıştır, lakin yine de varlığını günümüzde de devam ettirmektedir.

Osmanlının en önemli kuvvetlerinden birisi de tarikat ve tekkeler idi. Osmanlı devleti manevi gücünü tekkelerden alarak altı asır ayakta kalabilmiştir. Bu sebeple tarikata karşı olmak haksızlık ve insafsızlık olur.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...