"Meselâ, gayet zengin bir zâtın irsiyetinden, evlâtlarının birine yirmi batman gümüş ile dört batman altın veriliyor. Diğerine beş batman gümüş ile beş batman altın veriliyor..." Bu temsili izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra)’ın dönemleri ve hizmetleri, Peygamber Efendimiz (asm)'in döneminin bir bakiyesi ve devamı mahiyetindedir. Zira yeni nazil olmuş âyetlerin insanlar ve toplum üzerinde hâkim olması, tam manasıyla dem ve damarlara işlemesi müddet ister. Bu mana ekseri olarak Allah Resulü (asm) döneminde icra olmuştur; ama adetullah gereği bazı bakiyeleri Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra) dönemlerine uzamıştır. Bu yüzden, şeyheynin dönemindeki hizmetler, Peygamber Efendimiz (asm) namına ve onun hesabına olduğu için, sevap ve fazilet noktasında diğer iki halife onlara yetişemiyorlar. İşte veraset-i Nübüvvet bu manayadır.

Tesis-i ahkâm-ı risalet ise İslam hükümlerinin tesis edilip kurumsallaştırılmasıdır. Peygamber Efendimiz (asm) döneminde bu hükümler kalp ve gönüllere tesis edilmiştir; lakin devletleşme ve kurumsallaşma kâmil manada müddet istediği için gerçekleşmemiştir. İşte Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra) dönemleri İslam hükümlerinin devletleşip kurumsallaştığı bir dönemdir. Bu bakımdan, İslam dininin kökleşip otorite halini almasında bu iki dönemin payı bütün dönemlerden daha çok önem arz ediyor. Bu dönemler bir nevi temel ve esas olmasından dolayı, sonraki dönemlere üstünlük kesp ediyor.

Şeyheyn dönemindeki az bir icraat, sair dönemlerin çok icraatlarına bedeldir. Zira "sebep olan işleyen gibidir" kaidesince, sonraki dönemlerin bütün amel ve icraatları bu iki dönemin hanesine yazılıyor. Bu yüzden, bu döneme diğer dönemler fazilet ve sevap noktasında yetişemez. İşte İmam Ali ve Hz. Osman (ra)’in Hz. Ebu Bekir ve Ömer (ra)’a fazilet noktasından yetişememesinin sırrını Üstad Hazretleri altın ve gümüş temsili ile izah edip akla yaklaştırıyor.

Üstad Hazretleri burada şahsi kemalatı gümüşe, veraset-i nübüvvet ve tesis-i ahkâm-ı risalet noktasındaki fazilet ve kemalatı da altına benzetiyor. Hz. Ali’nin şahsi kemalatı, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra)’in küllî faziletlerine yetişemiyor, denilmek isteniyor. Ama küllî hizmetler değil de sadece şahsi kemaller nazara alınsa işin şekli değişebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...