Block title
Block content

"Meşhur bülbül kuşu; gülün aşkıyla mâruf o hayvancığı, Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor. Beş gaye için onu istimâl ediyor..." Bülbül bahsinde nazara verilen gayeleri biraz açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ: Meşhur bülbül kuşu; gülün aşkıyla mâruf o hayvancığı, Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor. Beş gaye için onu istimâl ediyor:""

"Birincisi: Hayvânât kabileleri namına, nebâtât tâifelerine karşı olan münasebât-ı şedideyi ilâna memurdur."

"İkincisi: Rahmân'ın rızka muhtaç misafirleri hükmünde olan hayvânât tarafından bir hatib-i Rabbânî’dir ki, Rezzâk-ı Kerîm tarafından gönderilen hediyeleri alkışlamakla ve îlân-ı sürur etmekle muvazzaftır."

"Üçüncüsü: Ebnâ-yı cinsine imdat için gönderilen nebâtâta karşı hüsn-ü istikbali herkesin başında izhâr etmektir."

"Dördüncüsü: Nev-i hayvânâtın nebâtâta derece-i aşka vâsıl olan şiddet-i ihtiyacını, nebâtâtın güzel yüzlerine karşı mübârek başları üstünde beyan etmektir."

"Beşincisi: Mâlikü'l-Mülk-ü Zülcelâli ve'l-Cemâli ve'l-İkrâm’ın bârgâh-ı merhametine en lâtif bir tesbihi, en lâtif bir şevk içinde, gül gibi en lâtif bir yüzde takdim etmektir."(1)

Bu şairane derse aklı fazla karıştırmanın doğru olmayacağını düşünüyor ve sadece bir iki noktaya değinmekle yetinmek istiyorum.

 Henüz hayvanlar yaratılmadan, Cenâb-ı Hak, yüz binlerce bitki türünü, Üstad'ın ifadesiyle, “bir sofra-i nimet” olarak yeryüzüne sermiş, misafirlerine hazır hâle getirmiştir.

Hayvanların bedenleri bu sofradaki nimetlerle dokunmuştur. Varlıkları yine bu nimetlerden istifade ile devam etmektedir. Bu noktadan, hayvânat kabileleri bitkiler âlemine, “derece-i aşka vâsıl olan” şiddetli bir ihtiyaç ile muhtaçtırlar.

Bülbülün nağmeli ve aşıkane ötüşleri, hem bu şiddetli ihtiyacın güzel bir ifadesidir, hem de o nimetleri yaratan ve hayvanlar âlemine hediye eden Rezzak-ı Kerim’in o büyük ihsanlarına karşı bir şükür ifadesidir.

Diğer yandan, bülbül bu nağmeleriyle sanki bitkiler âlemine “hüsn-ü istikbal” müjdesi vermektedir. Yani, onlara toprağa bağlı kalmaktan kurtulup hayvanların bedenlerinde hücre olacaklarını ve hayvanlık mertebesine terakki etmekle, onların şahsında, görüp işiteceklerini, yürüyüp uçacaklarını, kâinatla daha geniş manada ilgi kuracaklarını müjde vermektedir.

Bülbülün kendisi de, bütün bir kâinatı bitkiler âleminin imdadına, bitkileri de hayvanların imdadına günderen Malikü’l-Mülk’ün bu hikmet, rahmet ve ihsan tecellilerine karşı, hayvanların hoş nağmeli bir temsilcisi olarak, bitkiler âleminin o güzel temsilcisine muhabbetle nazar etmekte, ona bakarak dilinden güzel nağmeler dökmekte ve Rabbine hamd ve tesbihini böylece takdim etmektedir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...