Block title
Block content

"Meşhurdur ki, îdin hilâline bakardı cemaat-i kesire. Kimse bir şey görmedi. Zevâlî bir ihtiyar yemin etti ki, 'Gördüm.' Halbuki gördüğü, kirpiğinin takavvüs etmiş beyaz bir kılı idi." temsili izah edip, başlıkla alakasını yazar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın nazarı en fazla bir iş ile meşgul olabilir, aynı anda başka bir iş ile meşgul olsa ya karıştırır ya da ikinci işi idrak edemez. İnsan ikinci işe değil birinci işe odaklandığı için, ikinci iş tebei oluyor, yani ikinci planda kalıp dikkat olunamıyor. Bu yüzden ikinci işte çok büyük yanılma ve hatalar olabiliyor.

Temsildeki ihtiyar zatın birinci ve dikkat kesildiği iş gökte hilali görmektir, yani o zat bütün dikkat ve nazarını hilale sarf ediyor, o esnada gözüne hilale benzer bir kıl ilişiyor; bu kıla dikkat kesilmediği için o kılı hilal zannediyor. Kılın hilal olma ihtimali imkansız iken, o ihtiyar zat dikkat eksikliğinden dolayı bu imkansızı mümkün gibi görüyor.

İnsanın nazarı teakubi olduğu için, yani bir işi bitirmeden diğer bir işe intikal edemediği için, ikincil işler birinci işe nazaran daima özensiz ve kalitesiz oluyor. Bu mana her hususta böyledir.

İnsan kainat kitabında katibi ararken, yani bütün dikkati katip üzerinde iken bazen sebepler önüne çıkar sebeplere de dikkat kesilmediği için sebepleri katip zanneder. Sebeplerin katip olma ihtimali muhal iken dikkat azlığından dolayı imkansızı mümkün görüyor.

Zerre ile zerrenin vesile olduğu iş arasında temsildeki kıl ile ay arasındaki gibi azim bir fark bulunuyor. Yani zerre nerde zerrenin eli ile yapılan işin zerre tarafından yaratılması nerede.  Zerrenin o işi yaratması imkansız bir durum iken, dikkatsiz nazarlar bu imkansızı mümkün görüyorlar, yani zerrenin o işi yaptığına yarattığına hükmediyorlar.

Mesela, tohum ya da çiçeğin bünyesinde çalışan bir atom parçacığı, hareket ve vaziyetini bünyesinde çalıştığı tohum ya da çiçeğin genel sistemine uygun bir şekilde tanzim etmek zorundadır. Zira atomun her hareketi sistemin bir parçası bir unsurudur. Rastgele atılacak bir adım ya da hareket o tohum ya da çiçeğin bünyesinin mahvına sebep olur. Öyle ise o atom parçası çalıştığı çiçek ya da tohumun bütün sistem ve yapısını bilip ona göre hareket etmesi gerekir. Bu demek oluyor ki, o atom parçası bütün çiçek ya da tohumun bünyesini ve kainat ile olan ilişkilerini bilecek bir ilime ve kudrete sahip olması demektir. Bu da cansız, şuursuz ve iradesiz atoma bir nevi sonsuz ilim, irade, kudret vermek anlamına geliyor ki, bu cehaletin en derin bir tezahürü olur.

Ya da bu atom zerresi Allah’ın bir memurudur, onun plan ve sevki ile hareket ediyor. Atoma Allah’ın memuru nazarı ile bakılmaz ise, o zaman her bir  atoma İlahlık payesi vermek gerekiyor ki bu tam bir safsatadır.

İşte dikkatsiz nazarlar atoma İlahlık payesi veriyorlar, halbuki atom nerde İlahlık nerde tıpkı ihtiyar zatın saçından eğilmiş hilali andıran kılı ay ile karıştırması gibi komik ve acip bir bakış darlığı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...