Block title
Block content

"Mesleğimiz, tecavüz değil tedafüdür. Hem tahrip değil, tamirdir. Hem hâkim değiliz, mahkûmuz. Bize tecavüz eden hadsizdirler. Mesleklerinde, elbette çok mühim ve bizim de malımız hakikatler var." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mesleğimiz, tecavüz değil tedafüdür. Hem tahrip değil, tamirdir. Hem hâkim değiliz, mahkûmuz. Bize tecavüz eden hadsizdirler. Mesleklerinde, elbette çok mühim ve bizim de malımız hakikatler var. O hakikatlerin intişarına bize ihtiyaçları yoktur. Binler o şeyleri okur, neşreder adamları var. Biz onların yardımlarına koşmamızla, omuzumuzdaki çok ehemmiyetli vazife zedelenir ve muhafazası lâzım olan ve birer taifeye mahsus bir kısım esaslar ve âli hakikatler kaybolmasına vesile olur."

"Meselâ, hâdisât-ı zamaniye bahanesiyle Vehhâbîlik ve Melâmîliğin bir nev'ine zemin ihzar etmek tarzında, bazı ruhsat-ı şer'iyeyi perde yapıp eserler yazılmış. Risaletü'n-Nur, gerçi umuma teşmil suretiyle değil, fakat herhalde hakikat-i İslâmiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velâyet ve esas-ı takvâ ve esas-ı azimet ve esâsât-ı Sünnet-i Seniye gibi ince, fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hâdisâtın fetvalarıyla onlar terk edilmez."(1)

Bu zamanın ağır şartları altında insanların ekseriyeti İslam’ın emir ve yasaklarını yaşamadığı için, bazı fikri akımlar güya insanları dine çekmek adına bidate ve reformist görüşlere ruhsatları bahane ederek müsaade ediyorlar. Ve insanların dinde ciddiyetini bozuyorlar.

Halbuki insanları dine çekmenin yolu taviz vermek değil iman hakikatlerini ders vermektir. Risale-i Nurların mesleği tahkiki iman dersini vererek insanların ibadet hayatını yeniden ihya etmek ve dinde ciddiyete sevk etmek şeklindedir. Yoksa imanı zayıf bir adama ruhsatlar ile yol göstermek çözüm değil gevşeklik ve ciddiyetsizliktir.

“Vehhâbîlik ve Melâmîliğin bir nev'ine zemin ihzar etmek” tabirinde Vehhabilik ve Melamilik akımından etkilenen bir takım reformist ve ehli bidat hocalara işaret ediliyor. Bunlar bu gibi mezheplere dayanarak Ehl-i sünnete muhalefet ediyorlar, birtakım yanlış ve bidat fikirlerin yayılmasına zemin hazırlıyorlar. Bu akım ekseri İslam dininin ruhsatlarını nazara vererek dinde laubaliliğe sebebiyet veriyorlar.

"Nur mesleği tecavüz değil tedafüdür." ifadesi, biz lüzumsuz bir şekilde o bidat fikirleri araştırmak ve onlar ile bizatihi uğraşmak yerine, onlardan bir saldırı ve hücum gelirse müdafaa yaparız demektir.

Kısacası Nur talebelerinin yüz eli de olsa Nur hizmetine sarf etmesi lazımdır; çünkü bu zamanda insanların imanı çalınıyor, öncelikle bu çalınan imanların kurtarılması gerekir. Diğer hata ve yanlışları düzeltmek sonra gelir, zaten o alanda çalışanlar da çoktur bize ihtiyaç bırakmıyorlar.

“Hem hâkim değiliz, mahkûmuz.” ifadesini iki şekilde anlamamız mümkündür.

Birincisi, biz bu iman hizmetine kader tarafından vazifelendirilmişiz, bu yüzden biz bu iman hizmetinde kaderin mahkumuyuz, kendi irade ve arzumuz ile başka şeylere bakmaya iznimiz yok, bakarsak kaderin tokadını yeriz. İman hizmetinde gevşeklik gösterenlerin nasıl tokada maruz kaldığını "Şefkat Tokatları Risalesi" olan Onuncu Lem'a çok güzel bir şekilde izah etmektedir.

İkincisi, o zamanın şartlarında iman için çalışanların sayısı hem az hem de zayıf olduğu için, başka şeylere bakmaya zaten imkan bulunmuyor. Yani bir cihetle şartların mahkumuyuz denilmek isteniyor.

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, (48. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 48 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1384 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...