Block title
Block content

"Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten câmid, şuursuzken, gayet hayatkârâne ve şuurdarâne vazifeleri ve tesbihatları vardır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten câmid, şuursuzken, gayet hayatkârâne ve şuurdarâne vazifeleri ve tesbihatları vardır. Elbette, nasıl melâikeler bunların âlem-i melekûtta mümessilidirler, tesbihatlarını ifade ederler. Bunlar dahi, âlem-i mülk ve âlem-i şehadette o melâikelerin timsalleri, haneleri, mescidleri hükmündedirler."(1)

Kendileri şuursuz ve camittirler, ancak yaptıkları vazifelere baktığımızda bir şuur ve bilincin izlerine rastlıyoruz.

Mesela, bir elma ağacına bakacak olursak, ağaçta bir şuur ve bilinç yoktur. Ancak yaptığı işe baktığımızda, yani elmaya baktığımızda, bakışımız bu kez değişiyor. Zira elmayı, en akıllı dediğimiz insanlar dahi yapamıyor. Demek ki, insanların da akıllarının çok üzerinde bir şuur görünüyor. Yani ağaç şuursuz, ama yaptığı iş şuurludur. Madem ağaç şuursuzdur, öyle ise başka bir el karışıyor. Bu el Allah'ın kudreti ve ilmidir.

Tıpkı bir fabrika gibi. Fabrikanın bütün parçaları şuursuz ve camiddir; ancak ortaya koydukları ürünler bir şuurun neticesidir. Bu şuur ve bilinci fabrikaya veremeyeğimize göre, başka bir elin varlığını kabul etmek zorundayız. Bu el ise bir mühendisin ilmi ve iktidarıdır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Dördüncü Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2291 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...