"Mevcudatın herbiri kendine mahsus bir dille Hâlıkının vahdâniyetine ve Sâniinin rububiyetine dair mânevî sözlerini fehmetmektir." sekizinci emri izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mahlukat, esas olarak, Allah’ın varlığını göstermekte, esmasına ayna olmakta, O’nun manevî cemalini, yani esmasının ve sıfatlarının güzel tecellilerini sergilemektedirler. Bunun yanında, bir de O’nun birliğini göstermeleri söz konusudur. Bu da, mahlukatın birbirleriyle olan yardımlaşmaları, kâinatın “farklı mamuller veren tek bir fabrika gibi çalışması” ve bu farklı mahsullerin bir çok yönden de birbirlerine benzemeleri ile kendini gösterir.

Bir canlının bütün özelliklerini çekirdeğinde, tohumunda, yumurtasında, nutfesinde yerleştirmek ve onları Fettah ismiyle açarak harika mahluklar çıkarmak, Allah’a mahsus bir sanat ve Rabbanî bir fiildir. Bunlardan birini kim yapıyorsa tümünün sahibi ve sânii de odur. Çekirdeği açarak ağaç haline getiren kim ise, yumurtayı açıp tavus yaratan, nutfeden insan çıkaran da O’dur.

Her canlıya bir çift göz verilmesi ve bunların da o canlının yüzüne simetrik olarak yerleştirilmesi ayrı bir sanattır. İnsanla diğer hayvanlara bu noktadan nazar ettiğimizde “Bir canlıya göz takan kim ise, bütün gözleri yaratan da O’dur.” hükmüne varırız.

Canlılarla kâinat arasındaki ilgi de vahdaniyete ayrı bir delildir. Ağacın bir tek yaprağını düşünelim. O yaprak dala, dal ağaca, ağaç toprağa bağlıdır. Toprakla serili yer küremiz güneş etrafında dönmektedir. O halde, bir yaprak kimin eseri ise bütün güneş sitemi de Onun mülkü ve Onun eseridir.

Üstad'ın şu ifadeleri harika bir vahdaniyet dersidir:

“Sivrisinek gözünü halk eyliyendir mutlaka, Güneşi hem kehkeşi halk eylemiş.
Pirenin midesini tanzim edendir mutlaka, manzume-i şemsiyyeyi nazmeylemiş.
Gözde rü’yet, midede hem ihtiyacı dercedendir mutlaka, sema gözüne ziya sürmesi çekmiş, zemin yüzüne gıda sofrası sermiş.”
(Sözler, Lemeât)

Evet, her bir mahluk manevi sözlerle konuşmakta, Cenab-ı Hakk’ın birliğinden ve O’nun rububiyetinden dem vurmaktadır. Üstadımız Yedinci Şua isimli eserinde, gökyüzünden başlamış ve denizlerin dibindeki balıklara kadar her bir mahluk ile bizzat konuşmuş, onların manevi sözlerini dinlemiş ve bizim gibi manevi konuşmalara karşı sağır olan talebeleri için o konuşmaları kaydetmiştir. Kim isterse, mezkûr eseri okuyarak mahlukatın manevi konuşmalarını dinleyebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...