Meveddeti emreden âyetin tefsirinde Üstad "bir kavle göre" diyerek o manayı net benimsiyor. İbn-i Kesir'in tefsirinde ise bir sahabenin o şekildeki izahını diğer bir sahabenin reddettiği söyleniyor. Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“De ki: Vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Sizden istediğim, ancak akrabaya sevgi ve Ehl-i Beytime muhabbettir.” (Şûrâ, 42/23).

اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبىٰ âyetinin bir kavle göre mânâsı: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, vazife-i risaletin icrasına mukabil ücret istemez; yalnız Âl-i Beytine meveddeti istiyor.”(1)

Üstad "Bir kavle göre,.." diyerek o kavli kendi görüşüne referans alıyor. Zaten konunun devamında Üstad Hazretleri fikrini tam manası ile netleştirip, âyetin o kavle göre anlaşılması gerektiğini vurguluyor. Dördüncü Lem’anın Dördüncü Nüktesi de baştan sona kadar Âl-i Beyte meveddet üzerine gidiyor. Âl-i Beyte meveddetin şiddetle istenilmesindeki hikmet, akrabalık gayreti değil, sünnetin o kanal ile devam edeceğini görmesidir.

Bu âyette emredilen akrabalık sevgisini genel manada şu üç başlık altında değerlendirmek gerekir:

Hz. Peygambere (asm) şöyle demesi emrediliyor:

- “Sizden hiçbir ücret istemiyorum, sadece size olan akrabalığım sebebiyle, bu yakınlığın hukukunu gözetmenizi, bundan ötürü, bana sevgi göstermenizi temenni ediyorum.”

- “Sizden sadece benim en yakın akrabalarıma (Ali, Fâtıma ve evlatlarına) sevgi beslemenizi istiyorum.”

- "Allah’a güzel davranışlarla yaklaşmayı arzu etmenizi istiyorum.”

Üstad Hazretleri, işlediği konunun makamı gereği ikinci kavli esas alıyor. Diğer manalar yanlış demiyor.

(1) bk. Lem'alar, Dördüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...