Block title
Block content

"Mevhum birşey hakikat-i hariciyeye mebde' olamaz. Fıtrat ve vicdanda nokta-i istinad ile nokta-i istimdad, iki hakikat-ı zaruriyedir. Hilkatin safveti ve en mükerremi olan ruh-u beşer, o iki nokta olmazsa en süflî, en berbat..." izah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın vicdanındaki istinat ve istimdat noktaları, yani yardıma muhtaçlık ve bir yere dayanma ihtiyacı duymak,  iki zaruri hakikatlerdir. Mutlaka bir yere dayanmak ve medet noktası isterler. İnsanın vicdanındaki bu istinat ve istimdat duygularını mevhum,  yani aslı esası olmayan bir şey olarak kabul etmek mümkün değildir. Tabiat ve sebeplerde de yardım etme ve imdada koşma şuuru yoktur. Birisi tarafından imdada koşturma vardır. Dolayısıyla bu iki duygu, vehmin ürünü olan tabiata ve esbaba  dayandırılamaz ve ondan medet alamaz ,ona mukabil gelemez.

Yaradılış içinde en cami ve mükemmel insanın ruhudur. Bu ruhu, hakikate götürecek rehber ve pusula ise,  vicdandaki istinat ve istimdat noktalarıdır. Şayet bu iki nokta,  mevhum tabiat ve esbap bataklığına saplanırsa, yani onları kendine mesnet ve medar yaparsa, ruh en mükerrem ve mükemmel iken, en zavallı ve acınacak bir duruma düşer.  Halbuki kainatta açıkça görünen hikmet, nizam ve kemal, tabiat ve esbabın tesirini reddeder. Tek istinat ve istimdat noktasının Allah olduğunu gösterir.

Kainat ve içindekiler, harici hakikati olan sanatlı ve hikmetli mevcutlardır. Tabiat ve esbap ise, mevhum ve zihni şeylerdir. Mevhum ve zihni şeyler, harici hakikatlere kaynak ve medar olamazlar. Harici hakikatlere merci olamayan bir şey, insanın vicdanındaki istinat ve istimdat noktalarına da merci olamaz demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...