Block title
Block content

"مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ denilmektense مِنْ ثَمَرَاتِهَا denilmiş olsaydı, daha muhtasar ve daha güzel olurdu." İzah eder misiniz, ayet için böyle konuşmak doğru mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ (Orada bulunan meyvelerden.) denilmektense  مِنْ ثَمَرَاتِهَا Oradaki meyvelerden.denilmiş olsaydı, daha muhtasar ve daha güzel olurdu. Fakat mezkûr suallerden iki suale cevap olduğundan, مِنْهَا ayrı, مِنْ ثَمَرَةٍ ayrı söylemek icap etmiştir."(1)

Burada ayet daha kısa ve beliğ bir ibare yerine, biraz daha uzun ve dolaylı bir ibareyi tercih ediyor. Üstad Hazretleri ayetin uzun ve dolaylı ibareyi tercih sebebini izah ediyor.

Ayetin uzun ve dolaylı ibare kullanmasının hikmeti; zihinde belirebilecek muhtemel sorulara cevap vermek içindir. Tabi bu latif ve ince nükteler Türkçe mealinde tam olarak görünmez. Malum olduğu üzere Arapçada bazen bir harf bile çok manaları ibareye kazandırabiliyor, “na’budü”daki “nun” harfinin üç sayfa tefsir edilmesi gibi.

Genel bir kaide olarak "Sözün güzelliği kısalığındadır.", ama bazen sözü uzatmak hikmetlerin anlaşılması, hükümlerin pekiştirilmesi açısından daha güzeldir. Avam insanlar açısından bazen sözü uzatmak, sözü kısa ve özlü anlatmaktan daha gerekli ve daha hikmetlidir. Edebi açıdan sözü uzatmak hoş değildir, ama tebliğ ve mesaj verme açısından gayet önemli gayet gereklidir.

"Bazen ahsen için hasen terk edilir." Hasen sözün kısalığı ise, ahsen de sözdeki mesajların berrak bir şekilde anlaşılmasıdır. Bazen ayet sözün özlü ve güzel olmasını değil, muhatabın anlamasını hedef alır.

“Muhtasar ve daha güzel olurdu.” ifadesi edebi açıdandır, ama tebliğ ve mesaj açısında ayet daha hikmetli daha gerekli olanı seçmekle başka bir güzelliğe imza atmıştır. Üstadımızın mesajı bu merkezdedir.

Özetle; mutlak güzel olurdu denmiyor, belagat açısından güzel olurdu; ama bu kez maslahat ve tebliğ açısından güzel olmazdı. Kur'an bir güzeli başka bir güzele tercih etmiştir, denilmek isteniyor...

NOT: Cümlenin hemen devamında geçen ifadeyi izah etmek gerekmektedir. Cümle şöyle: "Fakat mezkûr suallerden iki suale cevab olduğundan, منها ayrı مِنْ ثَمَرَة ayrı söylemek îcab etmiştir."

Mezkur iki sual şunlardır:

Sual  1: O rızık nereden hasıl olur ve nereden gelir?
Cevap 1: Buna منها  daki  ها  zamiri ile işaret olunan “Cennet’ten(hasıl olur)” ile cevab verilmiştir.

Sual 2: Cennet'ten hasıl olduğu takdirde, nesinden neş'et ediyor?
Cevap 2: Buna ise من ثمرة ile tasrih edilen “semeratından (meydana gelir)” şeklinde cevablandırılmıştır.

Bir de bu cümlenin Arapça aslında geçen zabıt şekli şöyledir:

و ايثار " منها من ثمرة " علي ” من ثمراتها ” للتنصيص علي جوابين عن سؤالين من الأسئلة المذكورة

Yani: "منها من ثمرة"ın "من ثمراتها”ye tercih edilmesi mezkur suallerden iki suale iki cevabı atıf yapmak içindir.

Buna göre “daha muhtasar ve daha güzel olurdu” ifadesi; tercih kelimesinin “Îcaz, i'caz-ı Kur'anın en metin ve en mühim bir esasıdır.” hakikatına istinaden söylenmiş hasen-ahsen tercihine bir işarettir.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 25. Âyet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 25. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2847 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...