Block title
Block content

Miraç Risalesi'nde geçen, "tertib-i mahlûkat", "devâir-i tedbir ve icad", "daireler" ve o dairelerin ayrı birer sema tabakası oluşunu, metne uygun manalarını vererek açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah, miraç hadisesinde Hz. Peygamber (asm)'i bütün mülk ve saltanatını en ince ayrıntılarına kadar gezdirmiş ve göstermiştir. Bu mülk ve saltanatı içinde semavatın her bir tabakasında Allah’ın bir ismi bir sıfatı hakimdir ve bu tabakada o isme azami mazhar olmuş bir nebi yaşamaktadır. Miraç'ta nebileri ziyaret etmesinin temelinde bu ince ve latif manalar hükmediyor.

Her ismin tecelli arşı vardır. Arş, burada, isim ve sıfatların kendini en parlak bir şekilde gösterip sahnelediği alan ve yer anlamındadır. Bu yüzden Allah’ın her isim ve sıfatının bir arşı bir sahnesi vardır. O arşta o sahnede baş aktörlük o isim ve sıfatındır.

Allah’ın her isim ve sıfatı diğer ve isim ve sıfatlardan hem hüküm hem de mana olarak farklı olmasından dolayı arşı hükmünde olan tecelli edeceği makam ve alanda farklı ve başka bir şekle ve vasfa girer. Mesela irade sıfatının mana ve hükmü ile kudret sıfatının mana ve hükmü nasıl farklı ise, bu sıfatların galiben tecelli ettiği makam ve alanlar da ona göre farklıdır.

Mesela Allah’ın irade sıfatı kudret sıfatına nispetle daha nahif ve latif olmasından, tecelli alanı olan hava da ona göre nahif ve latiftir. Bu yüzden hava Allah’ın irade sıfatına bir arştır.

 Işık ve nurun, -ateş de buna dahil olabilir- ilim sıfatına arş olmasında da benzer manalar ve hükümler vardır.

Su, bütün canlıların en temel ihtiyacı ve bütün bitki ve hayvanatın temel kaynağı olmasından dolayı, bütün ikram ve ihsanlar su temelinde bize ikram ediliyor. Bu sebeple şefkatin en somut vasıtası olan ihsan ve ikramlar su vasıtası ile bize geliyor. Su, bu yönü ile Allah’ın ihsan ve şefkatine bir arş oluyor.

Toprak, hayata ve hayatın muhafazasına kaynaklık etmesinden dolayı Allah’ın Hafiz ve Muhyi isimlerine arş vazifesini görüyor. Zira bütün tohumları bünyesinde muhafaza eden ve emziren topraktır. Tohumlar ise bütün canlıların hayat vasıtasıdır.

Yine sema alemi Allah’ın celal ve azamet sıfatlarının arşı ve sahnesidir. Celal ve azamet sıfatı en parlak ve keskin olarak sema aleminde kendisini gösteriyor. Bu sahnede baş aktör celal isimleridir, diğer isimler bu ismin gölgesinde ve riyasetinde tecelli ederler.

Aynı şekilde, bir çiçeğin tatlı ve güzel yüzünde ise Allah’ın Cemil ve Müzeyyin ismi hakimdir. Çiçek bu isimlerin arşı hükmündedir. Yani çiçekte galiben Cemil ismi sahneleniyor demektir.

Özet olarak, her bir isim ve sıfatın galiben tecelli edip tezahür ettiği bir arş, bir mahal vardır.

“Yani, Cenâb-ı Hakkın tertib-i mahlûkatta tecellî ettirdiği ayrı ayrı isim ve ünvanlarla ve saltanat-ı rububiyetinde teşkil ettiği devâir-i tedbir ve icadda ve o dairelerde birer arş-ı rububiyet ve birer merkez-i tasarrufa medar olan bir semâ tabakasında gösterdiği âsâr-ı rububiyeti birer birer o abd-i mahsusa göstermekle,..”(1)

Bu cümle, semanın yedi tabakasında galiben hükmeden isimlerin tasarruf ve devirlerine işaret ediyor. Nasıl kainat sahnesinin içinde çok sahneler girift bir şekilde bulunuyor ise, aynı mana sema tabakaları ve daireleri için de geçerlidir. Ve her sema daire ve tabakasında bir isim galiben tecelli edip hükmünü icra ediyor. Hz. İsa (as)’in bulunduğu sema tabakasında kudret sıfatının galiben tecelli etmesi gibi. Tabi bu tabakalar kainattan başka uhrevi tabakalardır. 

İşte Peygamber Efendimiz (asm) miraç mucizesi ile bütün bu tabaka ve sahaları görüp seyretmiş ve her bir ismi en azami manada tefekkür etmiştir. Yani her ismin arşına, yani en yüksek ve yüce tecellisine çıkmış ve seyretmiş ve Allah’ı bütün isimleri ile en üst perdeden tanımıştır.

Denebilir ki, miraç, Peygamber Efendimiz (asm)'in Allah katındaki değer ve makamını gösteren sembolik bir seyahatidir. 

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2794 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...