Block title
Block content

Misafir olan bir kimse, seferinde çok yerlere, menzillere uğrar. Uğradığı her yerin âdetleri ve şartları ayrı ayrı olur... Cümlesini devamıyla açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" İ'lem eyyühe'l-aziz! Misafir olan bir kimse, seferinde çok yerlere, menzillere uğrar. Uğradığı her yerin âdetleri ve şartları ayrı ayrı olur.

Kezalik, Allah'ın yolunda sülûk eden zat çok makamlara, mertebelere, hallere, perdelere rastgelir ki, bunların da herbirisi için kendine mahsus şartlar ve vaziyetler vardır. Bu şartları ve perdeleri birbirine halt edip karıştıran, galat ve yanlış hareket eder. Meselâ bir ahırda atın kişnemesini işiten bir adam, yüksek bir sarayda andelibin terennümünü, güzel sadâsını işitir. Eğer o terennümle atın kişnemesini fark etmeyip andelibden kişnemeyi talep ederse, kendi nefsiyle mugalâta etmiş olur."
(1) 

Muhabbetullah ve Marifetullah'ta yükselmek demek olan manevi seyr-i süluk' te seyahat yapan müminin, her aşamada karşılaşacağı makamlar vardır. Bu makamlar; kimi yerde havf, kimi yerde reca, kimi yerde hayret, kimi yerde heybet, kimi yerde dehşet, kimi yerde haşyet, kimi yerde azamet, kimi yerde ise rahmet karşımıza çıkar. Bu makamların her birinin muktezaları ve bu muktezalara uygun sergilenmesi icabeden kulluk tavırları vardır. Dehşet saçan bir manzara karşısındaki tecelliden rahmet tecellisi, rahmet gamz eden bir tablodan da gadab tecellisi beklenmemeidir. Bunula ilgili misaller artırılabilir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...