Block title
Block content

"Mu’cizât-ı Ahmediye Mektubatında, Üçüncü İşaretinden tâ On Sekizinci İşaretine kadar altmış sahife, habersiz, bilmeyerek, bir müstensihin nüshasında, iki sahife müstesna olmak üzere mütebâki bütün sahifelerde, kemâl-i muvazenetle, iki yüzden ziyade Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kelimeleri birbirine bakıyorlar." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevafuk: Kelime olarak birbirine uygunluk, muvâfık oluş, rast gelme haline denir.

Tevafuk, nizamlanmış biçimde birbirine uygun olmak şeklindedir ki, bu da nizam arasındaki ittifaka işaret eder; yani nizam içindeki her bir parçanın bir maksada işaret ve kuvvet vermesine bakar. Bu da maksadı kuvvetli ve sağlam hale getiriyor. Tıpkı zayıf iplerin bir araya gelip ittifak etmesi ile sağlam bir halat olması gibi, tevafuklar da bir araya geldiği zaman kuvvetli bir hale dönüşür.

İlgili yerde de "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimeleri alt alta çok nizami bir şekilde tevafuk etmiştir. Aşağıdaki resimlerde üç örnek paylaşıyoruz. Mütebakisi için Osmanlıcasından bakabilirsiniz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Yedinci Risale olan Yedinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1041 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

isahalim
BURADA BİR DERS DAHA VAR BENCE: Hz. Üstad talebelerine hızlı hızlı yazdırmasına rağmen "Resulullah yazdıktan sonra SALAVATI UZUNCA DEĞİL DE kısaltarak (SAV) şeklinde yazın DEMİYOR, her seferinde uzunca "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" diyor. Böylece, kısaltarak (sav) yazmanın belki vebali yok, fıkhen caiz; ancak yazı yazarken de bu hassasiyeti, bu ince edep dersini bizlere verdiği kanaatindeyim, Allahualem...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...