Block title
Block content

MUHABBET

 
“Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur.” (Sözler)

Bu tespit şu hadîs-i kutsîyi hatırlatır:

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeye muhabbet ettim ve mahlukatı yarattım.”Risale-i Nur’da, “Her cemâl ve kemâl sahibi kendi cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek ister.” denilir. Bu iki cümle birlikte düşünüldüğünde hadîs-i kutsînin mânâsı daha iyi anlaşılıyor.

Sözler’deki muhabbet bahsinde yukarıda naklettiğimiz cümleyi şu cümle takip eder:
“Hem şu kâinatın rabıtasıdır. Hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır.” (Sözler)

Allah’a iman ve itaat edildiği sürece kâinatın varlığı devam edecektir. Aksi hâlde rabıta kesilecek ve kıyamet kopacaktır. Rabıtanın bu en ileri mânâsı yanında, birçok şubeleri de vardır:

Bir aile hayatının rabıtası muhabbettir; o kalktığında aile dağılır.

Bir devletin devamı da idare edenlerle edilenler arasındaki hürmet ve şefkate bağlıdır. Muhabbetten kaynaklanan bu bağlar koptuğunda anarşi ve huzursuzluk baş gösterir.

Cansızlar âleminde bunun bir misâlini “cazibe kuvvetinde” görüyoruz. Meselâ, güneş sistemindeki nizam, güneşin cazibesiyle devam eder. Bu cazibe kesildiğinde artık ortada sistem diye bir şey kalmaz.
Paylaş
Yükleniyor...