Block title
Block content

"Muhabbet ettiğin şahıs da ya seni tanımaz veya muhabbetine tenezzül etmez." Bazı insanlara muhabbet edersiniz, onlar tenezzül etmezler; arayıp soran, ilk selam veren hep siz olursunuz. Bu durum ne ile ilgilidir, cümleyi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki muhabbet bahsi, kalbimizin Allah’a mı yoksa masivaya mı yönelmesi gerektiği ile ilgilidir.

Şayet Allah’a yönelmesi gereken muhabbet duygunu masivaya (Allah’tan gayrı her şey demek) yöneltirsen, peşin ceza olarak ya karşılık göremezsin yani seni tanımaz ya senin sevgine tenezzül etmez ya da karşılık görsen bile ayrılık sillesini yersin, denilerek muhabbetini sadece ve sadece Allah’a yöneltmen gerektiği ifade ediliyor.

Kalpte Allah sevgisi yerleşmiş ve kararlı bir şekilde oturmuş ise, mahlukatı Onun adına Onun hesabına ve Onun bir sanatı bir eseri bir icraatı olarak sevebiliriz, bunda bir mahzur bulunmuyor. Mesela, sevimli bir çiçeği ya da bebeği, Onun bir ikramı bir sanatı bir hediyesi olarak sevmekte ve Onun sevgisini ziyadeleştirme konusunda kullanmakta bir mahzur olmaz.

Ama eşyayı Allah’tan bağımsız olarak sadece nefse bakan ciheti ile sevmek mecazi bir sevmektir ve bu sevme şekli caiz değildir. İnsanları dalalet ve gaflete götüren en büyük saik dünya ve masiva sevgisidir. Hadisin ifadesi ile bütün hataların başı dünya sevgisidir.

Sılayırahim, arayıp sormak, selamlaşmak gibi şeyler insani ve imani görevlerden olup, muhabbet bahsi ile ilgili değildir. Yani Müslüman selam verir, selam alır, akrabayı ziyaret eder, insanlarla iyi geçinir, bunlar karşılık beklenmeden sırf Allah için yapılması gereken ibadetlerdendir. Bu gibi sosyal ve insani ilişkilerin muhabbet ve tenezzül edip etmeme ile ilgilisi bulunmuyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Onuncu Risale | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 442 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...