Block title
Block content

Muhakemat'ta geçen dünyanın yuvarlaklığı hakkındaki yerlerin izahını yapar mısınız? Yatsı namazı, kıble, oruç vs...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bahsi geçen yerde dünyanın yuvarlak oluşunun geçmiş şeriat kitaplarında nasıl tespit ve kabul edilmiş olduğunu örnekler vererek ispat ediyor. Bu yüzden dünyanın yuvarlaklığını İslam inkar değil, hükümleri ile ilan ediyor.

"Şeriatta vardır: Bir vakitte beş vaktin namazı kılınır. Hem de bir kavim vardır, yatsı namazlarının vakti bazı vakitte yoktur. Hem de bir kavim vardır, güneş çok günlerde gurub ve çok gecelerde tulû etmez. Nasıl oruç tutacaklar?"

Burada şeriatın fıkıh şubesinden örnek veriyor. Beş vakit namazın farzlarından birisi de vakit olmasından, fıkıh müçtehitleri, vakitleri tayin ederken, dünyanın coğrafi şartlarını da değerlendiriyorlar. Kutuplarda altı ay gece, altı ay gündüz olan yerlerde, beş vakit nasıl tanzim edilecek, sorusuna cevap veren fıkıh müçtehitleri, dünyanın yuvarlak olduğunu da ta o zamanlar aleme ilan ediyorlar. Kutuplara yakın bazı yerlerde yatsı namazının vakti oluşmadığı için, nasıl hareket edilmesi gerektiğini izah etmişler.

"Hem de istifsar et ki: "Şartın târif-i şer'îsi olan, sair erkâna mukarin olan şeydir. Nasıl namazda şart olan istikbal-i kıbleye intibak eder? Halbuki, yalnız kıyam ve yarı kuudda mukarenet vardır."

"Emin ol, İmam-ı Şafiî mesele-i ûlâyı şarktan ve garptan geçen dairenin müdevveriyetiyle tasvir edecektir. İkinci ve üçüncü meseleyi dahi, cenuptan şimale mümted olan dairenin mukavvesiyetiyle tatbik edecektir. Burhan-ı aklî gibi cevap verecektir. Hem de kıble meselesinde diyecek:"

"Kıble ve Kâbe öyle bir amud-u nurânîdir ki, semavatı Arşa kadar takmış ve nazm edip, küre-i arzın tabakatını ferşe kadar delerek kâinatın muntazam bir amud-u nurânîsi olmuştur. Eğer gıtâ ve perde keşfolunsa, hatt-ı şâkul ile senin gözünün şuâsı, namazın herbir hareketinde ayn-ı kıbleyle temas ve musafaha edecektir."
(1)

Burada ibadetin sahih olma şartlarının arasında yer alan kıbleye yönelmek ve bu yönelmede, yönlerin açıları ve muhtelif durumlarını fıkıh alimleri değerlendirmeye tabi tutmuşlardır. Bu yönler ve açılar da dünyanın yuvarlaklığı ile ilgili olunca, o zaman bu yuvarlaklığa göre hesap edip fetva vermişler. Bu da o zamanlar, o zatların dünyanın yuvarlaklığını bildiklerini gösteriyor.

Kabenin üstü ve altını nurani bir sütun olarak tarif edip, ta arşa, ta kürenin altına kadar indirip, geniş bir kıble belirlemişler. Bugün, faraza ayda namaz kılınsa, ona bile fetva vermişler. Bütün bu fıkhi sorunların çözümü, dünyanın yuvarlaklığına ve meridyenlerin konumuna  bağlıdır. Bu da onlara vakıf olmaktan geçer.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale Birinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Birinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3868 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...