Block title
Block content

"Muhavere-i temsiliye ve bir münazara-i faraziye tarzında ve lisan-ı hali lisan-ı kal suretinde söylemiştim." Buradaki "lisan-ı kal" anlaşılıyor da "lisan-ı hali" nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİR RAMAZAN gecesinde, şu kelâm-ı tevhidînin on bir cümlesinin herbirinde birer tevhid mertebesi ve birer müjde bulunduğunu ve o mertebelerden yalnız Lâ şerîke lehu'daki mânâyı, basit avâmın fehmine gelecek bir muhavere-i temsiliye ve bir münazara-i faraziye tarzında ve lisan-ı hali lisan-ı kal suretinde söylemiştim. Bana hizmet eden kıymettar kardeşlerimin ve mescid arkadaşlarımın arzuları ve istemeleri üzerine o muhavereyi yazıyorum."(1) 

Burada üç durum var. Birisi hal durumu, diğeri sözlü ifade durumu, üçüncüsü ise bu sözlü ifade durumunun yazıya dökülmesidir. Bir hakikatin üç farklı boyutta izah ve ispat edilme durumudur.

Yani tabiat, determinizm ve tesadüf fikirlerinin iç yüzü bir şahıs metaforu ile üç ayrı şekilde gözlemlenip izah ediliyor. Hâl durumu gözlemlemeyi, kal durumu retoriği (hitabeti), yazmak da devamlılığı sembolize ediyor.  Risale-i Nur'daki bütün temsillere bu nazarla bakabiliriz.  

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, Birinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...