"Mükemmel usta ve dülger unvanları, bilbedâhe, mükemmel bir sıfata, yani san’at melekesine delâlet eder. Ve mükemmel sıfat ve o mükemmel meleke-i san’at mükemmel bir istidada işaret eder..." Burada geçen "sıfat" veya "meleke-i sanat" hangisidir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenâb-ı Hakk’ın aynı, gayrı, ne aynı ne de gayrı olmak üzere üç çeşit sıfatı vardır.

Aynî sıfatlar, Allah’ın selbi sıfatlarına denir. Bunlar Vücûd, Kıdem, Beka, Vahdâniyet, Muhâlefetünli’l-havâdis, Kıyâmbi-Nefsihî’dir. Bu tenzihî sıfatlar iş ve icraat yapmazlar, onun için Allah’ın Zât-ı Akdes’inin aynı kabul edilmişlerdir.

Mesela; Vücûd sıfatı Allah’ın Zât’ının varlığını ifâde eden bir sıfattır, onun zıddı olan ademi, yani yokluğu bertaraf eder. Kıdem, başlangıçtan münezzeh olmasını gösterir. Bekâ ise, sonu olmamayı ifâde eder.

Gayrî sıfatlar, Allah’ın fiilî olan sıfatlarına denir. Fiilî isimler sonsuzdur.

İmam Maturudîye göre Cenâb-ı Hakk’ın sekiz, Eş’arî’ye göre yedi sübutî sıfatı vardır. Bu sıfatlarla icra edilen fiiller ise sonsuzdur. Meselâ, Allah rızık yaratmayı irade ettiğinde bu sıfatlarla “terzik-rızıklandırma” fiilini icra eder ve Rezzak ismini tecellî ettirir. Sûret vermek irade ettiğinde, yine aynı sıfatlarla “tasvir” fiilini icra ederek Musavvir ismini tecellî ettirir.

Böyle sayılamayacak kadar çok fiil ve her birinin de yine sayılamayacak kadar çok tecellî mertebeleri vardır.

Bu fiilî sıfatların sınırsız olması, Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecelliyatından ileri geliyor. Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecellî ederken Fettâh ismini, bir canlının ölümünde Mûmit ismini, bir hayat bahşederken Muhyî ismini, canlılara rızık verirken de Rezzâk ismini, hastalara şifa ihsan ettiği zaman da Şafi ismini ve namını alıyor ve hâkeza...

Bu isim ve esmaların menba ve esası yedi sıfat olan hayât, ilim, irâde, kudret, sem, basar ve kelâm sıfatlarıdır.

Mesela, kudret sıfatı bir an kâinattan çekilse isimlerde dâhil her şey helak olur. Sıfat ile fiilî isimleri karıştırmamak gerekir. Sıfatlar her şeyi kuşatarak tecellî ediyorlar, ama her tecellî ve fiile bir isim vermek mümkün değildir.

Öfke ve gayz gibi fiillerin fiilî isimlerine Celal, Müntakim, Kahhar gibi isimleri misal olarak verebiliriz. Şerrin yaratılmasında Allah’ın Hâlık ismi tecellî eder. Malum, şerrin yaratılması şer değil, kesbedilmesi şerdir.

Ne aynî, ne de gayrî olan sıfatlar ise, Allah’ın Zâtî ve Sübûtî olan sıfatlarına denir. Bunlar Hayât İlim, İrâde, Kudret, Tekvin, Sem, Basar ve Kelâm’dır.

Bu sıfatlar selbî ve gayrî sıfatlar gibi tenzihî sıfatlar değildirler. Allah’ın Zât’ından başka mâna ve esasları olan, ama ondan da müstakîl ve bağımsız olmayan sıfatlardır. Onun için ne ayn, ne gayr mânasını ifâde eden Allah’ın Zât-ı Akdes’ine âid ve O’nunla kâim sıfatlar denilmiştir. Ne o, ne de onsuz olabilir.

Allah’ın hayat sıfatı hariç, diğer altı sıfatı kâinatta doğrudan tecellî ediyor. Hayat sıfatı ise Muhyi isminin vasıtası ile tecellî ediyor. Kelam âlimleri Hayat sıfatının doğrudan değil, dolaylı olarak tecellî ettiğini ifade etmişlerdir.

Hülasa, bütün fiilî isimlerin hakiki faili kudret sıfatıdır. Kudret tecellî ettiği yere göre isimlendiriliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...