Block title
Block content

Münacat'ta geçen bulutların acıyıp su göndermesi hadisesini açıklar mısınız? Ayetlerin, yağmurun indirilmesindeki azim tahdişatı neden? Buradaki harika olay nedir? Vakti vaktine gelmesi nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

 " مَاۤءً Semadan gelen karlar, dolular, sular olduğu halde yalnız suların zikredilmesi, en büyük istifadeyi temin eden, su olduğuna işarettir."

" مَاءً kelimesinde tenkiri ifade eden tenvin ise, yağmur suyunun acip bir su olup, nizamı garip, imtizâcât-ı kimyeviyesi size meçhul olduğuna işarettir."(1)

Yağmur suyunun nasıl ve hangi sebepler tahtında oluştuğunu, fen ilimleri dört başı mamur bir şekilde izah edemiyor. İşte “mai” kelimesinde tenvindeki tenkir, yani belirsizlik tamlaması, yağmur suyunun meçhul bileşenine işaret ediyor. Yağmur suyunun kimyevi bileşeni, halen tam bir muamma olarak kabul ediliyor.

Allah, suyun çevrimiyle ilgili her türlü detayı en mükemmel şekilde planlamıştır. Fizik kuralları ve suyun kimyası, Allah'ın düzeninin ince planlarını ortaya koymaktadır. Yukarıdaki ayette dikkat çekilen, yağmur suyunun tuzlu olmaması da, Allah'ın harika planı sonucunda olmaktadır.

Yağmurun kaynağının suların buharlaşması olduğunu gördük. Buharlaşan suyun %90'ından fazlası tuzlu suya sahip okyanuslardan, denizlerden olmaktadır. Suyun buharlaşması ile ilgili kanunlar öyle ayarlanmıştır ki su, en pis denizlerden, en tuzlu okyanuslardan, en çamurlu sulardan dahi buharlaşırken pislikten, tuzdan, çamurdan arınır. Bu yüzden okyanusların, denizlerin sularını içemiyoruz, ama buralardan buharlaşan suyun yağmur olarak yağması sonucunda oluşan kaynaklardaki suyu içebiliyoruz.

Kur'an'da suyun temizlenip gökten yağma işlemine dikkat çekilmiş ve şöyle denmiştir:

"Gökten tertemiz su indirdik."(Furkan, 25/48)

" Ondan suyunu ve otlağını çıkardı."(Naziat, 79/31)

Böyle harika ve insana müthiş bir ibret ve tefekkür alanı olan yağmura dikkatin çekilmesi, gayet beliğ ve güzeldir. Fen ve felsefe bu harikalar üzerine yeknesak kanunları atıp perdeliyorlar. Yani yağmuru bir iki kanuna irca ederek, oradaki harika sanatları ve nimetleri örtüyorlar. Kur’an ise ayetleri ile bu örtüyü parçalıyor.

Yağmur ve bulut üstünden devam edecek olursak, yağmurun sayısız hikmet ve faydaları, yağmur üstünde nihayetsiz bir ilim, irade ve kudretin işlediğini gösteriyor. Yani yağmur öyle bir sanattır ki; ona sahip olup, onu icat edecek sebebin, sonsuz bir ilim, irade ve kudret sahibi olması gerekir ki, buluta bu sıfatların ve payelerin verilmesi imkansızdır.

Yağmurun sadece faydaları ve hikmetleri tevhide işaret ediyor değil, aynı zamanda oluşumunda katkısı olan diğer bütün sebeplerin kontrolünün de, onu icat eden sebebin elinde olması gerekir.

Mesela; yağmurun oluşumunda güneşin de hizmeti var, öyle ise yağmurun hakiki sebebinin güneşe de hükmü geçen bir zat olması gerekir. Yani bir damla yağmurun icat edilmesi için, bütün kainat çarklarının işlemesi ve faaliyet yapması gerekiyor, öyle ise kainat kimin ise yağmur da onundur. "Yağmurun sebebi bulut." demek için, bulut bütün kainatın çobanı ya da sahibi demek, hamakatın en aşağı derecesi olur.

(1) bk.  İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 21, 22.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Münâcât | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2695 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...