Block title
Block content

Münacatü-l Kur'an'ın başında geçen Üstad'ın yazısındaki "... ve ayetlerin sarih lafızlarını alması cihetiyle onlardan daha yüksektir." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Münacatü'l-Kur'an'ın baş kısmında geçen cümlenin tamamı şöyledir:

"Bu münacat, aynen Celcelutiye gibi gayet kudsidir ve ayetlerin sarih lafızlarını alması cihetiyle onlardan daha yüksektir."

Yukarıdaki cümleye bir bütün olarak baktığımızda, sorunun cevabı da az çok netleşmiş olur. Zira Münacatü'l- Kur'an doğrudan Kur'an ayetleri ile yapılan bir münacattır. Yani Kur'an ayetlerinden oluşmaktadır. Dolayısı ile Hitab-ı İlahidir.

Başta hadisler olmak üzere hiç bir lafız ve hitap, Kur'ana yetişemez. Celcelutiye'nin de vahiy olduğu düşünülerek bu soru sorulmuş ise, bunun da cevabı şöyle olmak icab eder:

Başta diğer semavi kitaplar olmak üzere hiç bir suhuf dahi Kur'ana yetişemez. Zira Kur'an bütün alemlerin Rabbi itibarı ile Allah'ın kelamıdır. Bu konunun detaylı izahı Yirmi Beşinci Söz'de yapılmıştır. Bir kısmını bu vesile ile buraya alıyoruz:

"İKİNCİ CÜZ VE TETİMME-İ TARİF: Kur’ân Arş-ı Âzamdan, İsm-i Âzamdan, her ismin mertebe-i âzamından geldiği için, On İkinci Sözde beyan ve ispat edildiği gibi,"

"Kur’ân,
• bütün âlemlerin Rabbi itibarıyla Allah’ın kelâmıdır;
• hem bütün mevcudatın İlâhı ünvanıyla Allah’ın fermanıdır;
• hem bütün semâvât ve arzın Hâlıkı namına bir hitaptır;
• hem rububiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir;
• hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir;
• hem rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifâtât-ı Rahmâniyedir;
• hem Ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazan şifre bulunan bir muhabere mecmuasıdır;
• hem İsm-i Âzamın muhitinden nüzul ile Arş-ı Âzamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmetfeşan bir kitab-ı mukaddestir."

"Ve şu sırdandır ki, 'Kelâmullah' ünvanı, kemâl-i liyakatle Kur’ân’a verilmiş ve daima da veriliyor. Kur’ân’dan sonra sair enbiyanın kütüp ve suhufları derecesi gelir. Sair nihayetsiz kelimât-ı İlâhiyenin ise, bir kısmı dahi has bir itibarla, cüz’î bir ünvanla, hususî bir tecelliyle, cüz’î bir isimle ve has bir rububiyetle ve mahsus bir saltanatla ve hususî bir rahmetle zahir olan ilhâmât suretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvânâtın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibarıyla çok muhteliftir."(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Kur'an'ın Tarifi, İkinci Cüz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3154 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...