Block title
Block content

"Müntehâ-yı Miraca remzeden İNNEHU'daki zamir, ya Cenâb-ı Hakka râcidir veyahut Peygamberedir." izahı nasıldır? O zamiri Cenab-ı Hak için mi, Peygamberimiz için mi kullanılmıştır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"EVVELKİ âyet-i azîmenin azîm hazinesinden, yalnız  اِنَّهُ zamirinde bir düstur u belâğate istinad eden iki remzin meselemize münasebeti olduğu için, i’caz bahsinde beyan edildiği üzere yazacağız."

"İşte, Kur’ân-ı Hakîm, Habib-i Ekrem Aleyhi Efdalüssalâtü ve Ekmelüsselâmın Miracının mebdei olan, Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâya olan seyeranını zikrettikten sonra  اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ  der. Ve şu kelâm ile, Sûre-i  وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰى   da işaret olunan müntehâ-yı Miraca remzeden اِنَّهُ daki zamir, ya Cenâb-ı Hakka râcidir veyahut Peygamberedir."(1)

Tefsir ilmince “İnnehu” Türkçe'de de “O” anlamına gelen ve ismin yerine kullanılan zamirin hem Allah’a  hem de Peygamber Efendimize (asm) işaret etme imkanı vardır. "O" zamiri Allah’a olursa mana farklı, Peygamber Efendimize (asm) olursa farklı düşüyor.

 “Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.”(İsrâ, 17/1).

Burada "O" zamiri Peygamber Efendimiz (asm) ise Miraç seyahatinde "şey" kapsamına ne giriyor ise, hepsi Allah tarafından ona gösterildi ve işittirildi, manasına gelir. "Şey" bütün mahlukatı içine alan bir tabir olduğu gibi, Allah’ın zatını ve sıfatlarını da içine alan bir kavram da olabiliyor. Böyle olunca Allah Resulü (asm) Miraç seyahatinde vacip ve mümkün ne varsa hepsini görüp işitti, manası ortaya çıkar. Allah Resulü (asm) Miraç'ta mahlukattan başka Allah’ın Zatını da görüp, sesini de  perdesiz ve vasıtasız olarak işitmiştir. 

Ayetteki "O" zamiri Allah’a işaret ediyorsa, manası zahirene verilir. Yani, Allah zaten sonsuz görme ve işitme sıfatı ile her şeyi görüp işitiyor, demektir. Her iki mana da tefsir ilmince caiz olduğu için Üstad Hazretleri her iki manayı da esas almıştır.

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Adem68474

Necim suresinde geçen  innehu zamiri Nasıl geçiyor izah edermisiniz 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ  meali: ﴾1-2) Battığı sırada yıldıza andolsun ki bu arkadaşınız ne sapıtmış ne de eğri yola gitmiştir. 

Bu ayetin ilgili tefsirleriden birisi de şu şekildedir:  Yine, Hz. Muhammed’in kastedilmiş olabileceği yorumunda, onun mi‘racdan inmesi veya mekânın üstüne (fizik ötesi âleme) yükselmesi açıklamaları yapılmıştır.(Taberî, XXVII, 40-41; Beyzâvî, VI, 98-99; Şevkânî, V, 122; Elmalılı; VII, 4569-4570). Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 157-158

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

Necim suresinde Peygamber'imizin Allahı gördüğüne işaret eden ayetler hangisi izah edermisiniz 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

18. âyetteki “Hiç kuşkusuz o, ... görmüştü” anlamındaki cümlede öznenin Hz. Peygamber olduğu açıktır; fakat onun neyi gördüğünü şu mânalardan biriyle açıklamak mümkündür: a) Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü, b) Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını, c) Rabbinin en büyük âyetlerini gördü. Bunlardan ilk mânayı tercih eden müfessirlerden bazıları bunu Cebrâil’i görmesi şeklinde açıklamışlar, bazıları da Hz. Peygamber’in rabbini görmüş olması ihtimali üzerinde durarak bu konuyu geniş biçimde tartışmışlardır. İbn Abbas’tan meşhur olarak nakledilen rivayette Peygamber’in rabbini gözüyle gördüğü belirtilirken, kendisine bu konuda soru sorulan Hz. Âişe bu ihtimali reddetmiştir. İbn Mes‘ûd ve Ebû Hüreyre’den meşhur olarak nakledilen rivayet de bu yöndedir. İslâm âlimleri bu rivayetleri Allah’ın zâtı, sıfatları ve görülmesine ilişkin âyet ve hadislerle birlikte değerlendirerek iki eğilimi de savunan açıklamalar yapmışlardır. Bazı âlimler Hz. Peygamber’in Allah’ı gözüyle değil kalbiyle gördüğü, Allah’ın zâtının değil sıfatının tecelli ettiği gibi telifçi yorumlar ortaya koymuşlardır. Bu noktada unutulmaması gereken bir husus da, anlatılan oluş ve tecellilerin farklı bir âlemde, farklı varlık boyutunda, farklı şartlar içinde gerçekleşmiş olmasıdır; dolayısıyla bu bir iman konusudur. Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 195-165

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...