Block title
Block content

Müslüman, herhangi bir tarikata veya bir mürşid-i kamile bağlanmak zorunda mı, mürşidi olmadan ilerlemek mümkün mü? Nur cemaatine mensup bir kişi tarikatta da devam edebilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mürşid, genel bir kavram olup irşad eden, doğru yolu gösteren, gafletten uyandıran,  peygambere vâris olan, kılavuz ve rehber demektir. Bu yönden bakacak olursak, mürşid olmadan insanların hakikati idrak etmesi, her şeyin iç yüzünü çözmesi mümkün değildir. Bu hem maddi hem de manevi ilimlerde geçerli olan genel bir kuraldır.

Mesela, bir insan öğretmen olmadan fizik ve kimya derslerini kendi başına öğrenemez, bir salikte şeyh ve mürşid rehberliği olmadan manen tekemmül edip sırlara erişemez. Her alanın kendine özgü mürşitleri vardır. Manevi ve ahlaki değerler noktasından insanlığın en genel ve üstün mürşidi Kur’an-ı Kerim ve onun muallimi olan Peygamber Efendimiz (asv)'dir. Bu mürşidlerin ışığı ve rehberliği olmadan hakikate vasıl olunamaz.

Mürşidi sadece tasavvuf ve tarikat mesleği ile sınırlandırmak ve başka sahaların mürşidlerini yok saymak veya o kapsam içinde görmemek yanlış ve bağnazlık olur. Tasavvuf mesleği Asr-ı saadetten beş asır sonra ortaya çıkmış bir meslektir. İnsanlığın en hayırlı ve faziletli insanları ise ilk beş asırda yaşamış olan insanlardır. Sahabeler, tabiinler, tebe-i tabiinler bunlara en mükemmel örneklerdir. Bu mübarek zatların hepsi hakkı ile mürşid-i kamil idiler.

Demek hak ve hakikat hiçbir meslek ve meşrebin tekelinde değildir. Allah, her sahada ve alanda mürşitleri yetiştirir ve yetiştirmiştir. Hadis alanında mürşid nasıl İmam Buhari (ra) ise fıkıh sahasında İmam Azam, manevi sahada Abdulkadir Geylani ve hakeza. Üstad Hazretleri de bu asrın bir mürşid ve müceddidir.

Bizim bu zamanda mürşidimiz Üstad Hazretleri ve Risale-i Nurlardır. Risale-i Nurlar hakkı ile mürşid-i kamil kapsamı içindedir, ille de bir şahsa veya tarikat şeyhine bağlanmak gerekli değildir. Lakin hem Nur talebesi olmak hem de eski mürşidini kaybetmek istemiyorsa, her ikisi ile de bağlı kalabilir, bunun Risale-i Nurlar açısından bir sakıncası yoktur. Bir mürşide bağlı olduğu halde sonradan Risale-i Nur'a talebe olabilir, ama Risale-i Nurların dairesinde iken sonradan bir mürşide bağlanmak, Risale-i Nurların hakikatini anlamamak demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

İsmail1234

Yazının son paragrafı özellikle son cümle,risalelerde tam olarak nerde geçiyo.kendi yorumunuz mu??

Değerli Kardeşimiz; 28.Lem'a, 11.Nükte'de Üstadımız şöyle buyurmaktadır:
Dâireye girmeden evvel bulduğu şeyhi, her fert o şeyhini, mürşidini, dâirede dahi muhâfaza edebilir. Fakat şeyhi olmayan, dâireye girdikten sonra, ancak dâire içinde mürşid arayabilir.
Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi

"hayatta olmayan mürşit mürşitlik yapamaz " sözü birkaç cihetle yanlıştır.. Şöyle ki;
1- Hanımlar Rehberi'nde geçtiği üzere "Fâni bir üstada yapışmamışız ki, o vefat edince biz mürşidsiz kalalım. Ölmeyen, bâki olan Kur'an tefsiri Risale-i Nur gibi ebedî bir üstad var." (Hanımlar Rehberi)
Burada da ifade buyurulduğu gibi "Ölmeyen, bâki olan Kur'an tefsiri Risale-i Nur gibi ebedî bir üstad var" Evet.. Kur'ân hakikatleri olan Risale-i Nurlar bize bu asırda müstakîm bir yolu Kur'ân'ın sırrıyla iki kere iki dört derecede ispat ve izah eylemiş..
2- İşârâtü’l-İ’câz eserinin sonunda Mehmed Kayalar Ağabey'in müdafaasında geçtiği üzere "Risale-i Nur, Kur'an'ın bu asırda en yüksek ve en kudsî bir tefsiridir. Hakikatleri semavîdir, Kur'anî'dir. O halde Kur'an okundukça o da okunacaktır. Risale-i Nur, mücevherat-ı Kur'aniye hakikatlerinin sergisidir, pazarıdır. Bu ulvi pazarda herkes istediği gibi ticaret yapar. Uhrevî, manevî zenginliklere mazhariyeti temin eder." (İşârât-ül İ'caz) Evet İnşâallah bu vatan milletinin gençlerine ve Âlem-i İslâm'ın iki milyara yakın olduğu günümüzde insanlara Rabbanî bir iltifattır Risale-i Nurlar.. Merhum Mehmed Kayalar Ağabey'in de ifade ettiği gibi "O halde Kur'an okundukça o da okunacaktır." Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere Risale-i Nur eserleri inşâallah kıyamete kadar Allah'ın izn û inâyetiyle mürşidlik yapacaktır.. 
3- Latif Nükteler adlı eserde ifade buyurulduğu üzere "Risale-i Nur şems-i Kur'aniyenin ziyasındaki elvan-ı seb'ayı ve o güneşteki renk renk, çeşit çeşit yedi nuru birden âyinesinde temessül ettirdiğinden, inşâallah yedi cihetle şerif ve kudsî ve yedi Mesnevî kadar ehl-i hakikata bâki bir rehber ve bir mürşid olacak." (Latif Nükteler) Bu ifadeleri Merhum Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri "Bir Düstûr" başlığının sonunda ifade etmişlerdir.. Buradan da anlaşılması gereken Risale-i Nur eserlerinin ehl-i hakikata "bâki bir rehber ve bir mürşid olacak" olmasıdır.. 
4- Şualar'da ifade buyurulduğu üzere "Bâki ve güneş gibi ve elmas misillü hakikatler, fâni şahıslar üzerine bina edilmez ve fâni şahıslar o kıymettar hakikatlere sahip çıkamazlar." (Şualar) Evet Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin bu ifadeleri konuyu vuzuha kavuşturuyor.. Ve Mektubat eserinde geçen tabiri ile "Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hâsiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim." Kendisini kuru bir üzüm çubuğu olarak gören ve tevazuda misal olan bir zâtın bu sözleri çok manidardır.. 
Diğer mes'ele;
"Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ölmeden evvel nakşibendi yolunun mürşidine biat edin buyurmuştur." Sözünün ise bir delili yoktur.. varsa belge ve kanıt Risale-i Nur talebeleri olarak görmek isteriz.. Bu sözlerde Risale-i Nur eserleri ile çelişmektedir. Şöyle ki;
1- Mektubat adlı eserde geçtiği üzere "Ve tarîkatların en mühim gayesi ve faydası ve müntehası olan inkişaf-ı hakaik-i imaniye, Risale-i Nur ile dahi olabildiğini ve Risale-i Nur'un eczaları o vazifeyi, tarîkat gibi fakat daha kısa bir zamanda gördüğünü gösteriyor." (Mektubat) Bu ifadeler konuyu aydınlatmakla beraber şu bilgiyi de nazarımıza veriyor "Risale-i Nur'un eczaları o vazifeyi, tarîkat gibi fakat daha kısa bir zamanda gördüğünü gösteriyor" Evet bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere Risale-i Nur eserleri "daha kısa bir zamanda" o yolu hitâma erdiriyor. Bunu söyleyen bir Bediüzzaman nasıl o tâbirleri kullanabilir diye sormak istiyorum.. 
2- Şualar'da ifade buyurulduğu üzere "meslek-i Risale-i Nur ise tarîkatlara kıyas edilmez diye onları susturacak." (Şualar) Evet Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri burada "Meslek-i Risale-i Nur" diyor. 
Bu ve benzeri ifadeler Risale-i Nur eserlerinde bulunmaktadır.. Daha ayrıntılı bilgi almak isteyen kardeşlerimiz Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin 130 eserden müteşekkil Risale-i Nur cezalarına müracaat edebilir.. 
En son mes'ele ise "Nurculuk diye bir cemaat olup risaleye bağlı kalmamak ve bir mürşidin elinden tutup allah yolunda istikamet sahibi olmamızı istemiştir." Ifadeleinin yanlışlığıdır.. Bu konuda önce Bediüzzaman Hazretleri’nden daha sonra talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in sözlerinden ve en son da Merhum Mütefekkirimiz Cemil Meriç'in sözlerini nakletmek istiyorum.. Şöyle ki;
1- 《Evet, Nurcular cemiyet memiyet, hususan siyasî ve dünyevî ve menfî ve şahsî ve cemaatî menfaat için teşekkül eden cemiyet ve komite değiller ve olamazlar. Fakat bu vatanın eski kahramanları kemal-i sevinçle şehadet mertebesini kazanmak için ruhlarını feda eden milyonlar İslâm fedailerinin ahfadları, oğulları ve kızları, o fedailik damarından irsiyet almışlar ki bu hârika alâkayı gösterip Denizli Mahkemesinde bu âciz bîçare kardeşlerine bu gelen cümleyi onlar hesabına söylettirdiler: "Milyonlar kahraman başlar feda oldukları bir hakikate başımız dahi feda olsun!" diye onlar namına söylemiş, mahkemeyi hayret ve takdirle susturmuş. Demek Nurcularda hakiki, hâlis, sırf rıza-yı İlahî için ve müsbet ve uhrevî fedailer var ki mason ve komünist ve ifsad ve zındıka ve ilhad ve Taşnak gibi dehşetli komiteler o Nurculara çare bulamayıp hükûmeti, adliyeyi aldatarak lastikli kanunlar ile onları kırmak ve dağıtmak istiyorlar. İnşâallah bir halt edemezler. Belki Nur'un ve imanın fedailerini çoğaltmaya sebebiyet verecekler. Said Nursî》(Şualar) Evet bu ifadeleri ile "Nurcu" tabirini bizzat Üstad Bediüzzaman Hazretleri kullanmışlardır.. Aynı zamanda Hulusi Yahyagil Ağabey'in nakletmiş olduğu bir hatırada Üstad Bediüzzaman Nur Talebeleri için "Kur'ân'ın ve Nurlar'ın Hâdimi" diye ifade buyurmuşlardır.. Risale-i Nur Talebeliğini bir meslek olarak görmüş ve Risale-i Nur Talebesi olma şartlarını da eserlerinde belirtmiştir.. Şöyle ki; "Risale-i Nur'a intisap eden kimsenin en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan ve yazdıran ve okuyan, Risale-i Nur talebesi unvanını alır." (Tarihçe-i Hayat) Bu ifadeler ile Risale-i Nur Talebeliği ve Nurculuk diye tabir edilen bir cemaat vardır.. 
2- Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Muazzez talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey Nurculuk hakkında şöyle demiştir:
"Nurculuk demek, bugün aynen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz zamanında Sahabe-i Kiram Hazeratı imana, İslâm'a, dine nasıl hizmet etmiş; işte o hizmetin bu zamanda bir nümunesidir. Hem de Nurculuk demek, Risale-i Nur'u okuyanlara verilen isimdir. Risale-i Nur mesleği ise Cadde-i Kübra-i Kur'âniyedir. (...) Yoksa başka mesleklerde olduğu gibi hususî bir meşrep, hususî bir mezhep değildir. (...) Doğrudan doğruya İslâmiyet'i gösterir" (Youtube Zübeyir Gündüzalp Nurculuk Nedir? Ses kaydı) Evet bu ifadeler konumuza parmak basıyor.. 
3- Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'ni ve Risale-i Nur Hizmetini takdir ile karşılayan Merhum Cemil Meriç, Nurculuk hakkında şöyle demiştir : 
" Nurculuk bir tepkidir. Yapma ve kısır bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı îmanın, batıya karşı doğunun isyanı.." (Bu Ülke s. 268) ve kitabında Münzevi Yıldızlar bölümünün Said Nursî başlığı altında şu ifadeler de geçmektedir: "Nurcuları yok farzetmek gaflet.." (Bu Ülke s. 269) Ve Merhum Mütefekkirimiz Cemil Meriç hemen hemen her eserinde Risale-i Nur eserlerinden nakiller yapmıştır.. 

NOT: Diğer yorumların sahibi üyeliği sildiği için, veya davasını ispat edemediğinden kaçtığı için, yorumlarını da silmiş olduk. Bu yorumu da istifade edileceği için yayınlayıp bazı kısımlarını tadil ettik. Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...