Block title
Block content

"Mütedahil daireler gibi bir tek merkeze bakan şu mevcudatın muntazam suretleri, her biri birer dildir; ve mevzun heyetleri, her biri birer lisan-ı şehadettir..." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, fıtratın şehadeti reddedilmez. Delâlet-i hal ise, hususan çok cihetlerle gelse, şüphe getirmez. Bak, hadsiz fıtrî şehadeti tazammun eden ve nihayetsiz tarzlarda lisan-ı hâl ile delâlet eden ve mütedahil daireler gibi bir tek merkeze bakan şu mevcudatın muntazam suretleri, her biri birer dildir; ve mevzun heyetleri, her biri birer lisan-ı şehadettir; ve mükemmel hayatları, her biri birer lisan-ı tesbihtir ki, Yirmi Dördüncü Söz'de kat'î ispat edildiği gibi, o bütün dillerle pek zâhir bir surette tesbihatları ve tahiyyatları ve birtek Mukaddes Zâta şehadetleri, ziya güneşi gösterdiği gibi, bir Zât-ı Vâcibü'l-Vücudu gösterir ve kemâl-i ulûhiyetine delâlet eder."(1)

Mütedahil, yani iç içe olan mevcudat, hâl dili ile bir merkeze yani bir yöne, bir noktaya işaret ederler, demektir. Mevcudatın üstünde ki mükemmel işler ve sanatlar, hal lisanı ile sanatkarına ve faili olan Allah’a işaret ediyorlar ve ona dikkatleri çekiyorlar.

Mesela, Türkiye’nin merkezi ve başkenti olan Ankara'ya her ilde bir levha döşense ve levhaların hepsi onu gösterse ve ona işaret etse, herkes rahatla onu bulabilir. Allah Celle Celaluhu da  kainattaki bütün mevcudat üzerine kendi Zatını ve isimlerini gösteren levhalar ve işaretler koymuştur. Bu levhaları ve işaretleri takip eden birisi kolayca Allah’ı bulabilir. Tabiri caiz ise kainatın merkezi ve ortak noktası Allah’ın marifeti ve tanıtımıdır. İşte burada vurgulanmak istenen husus burasıdır.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Üçüncü Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...