Mutezile İmamı, "Yaptığım fiilin hâlikıyım.", diyor. Bu ifadeyi nasıl çürütebiliriz? Risalelerde bu konu nasıl geçiyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kulun kendi fiilinin yaratıcısı olmadığını maddeler halinde inceleyelim.

1. Kur’an ve sünnet açısından kul kendi fiilinin yaratıcısı değildir. Bu kesin olarak ayet ve hadislerce reddedilmiştir.

2. Bir fiili yaratmak için o fiilin lazımı olan bütün sebep ve donanımları da yaratmak gerekir.

Mesela namaz fiilini yaratmak için, namazın rükünleri olan ayakları, kolları, başı, yatıp kalkma gibi bütün ayrıntılarını hem bilmek hem de yaratmak gerekir. Yoksa o fiilin yaratıcısı olmak havada kalır.

3. Bir kolun basit kalkıp inme hareketi bile fennin beyanı ile milyonlarca hücre, kas, kan gibi organ ve azaların mükemmel bir ahenk içinde çalışması ile mümkündür. İnsanın, "kolumu ben kaldırdım, ben indirdim" diyebilmesi için, bütün o hücre, kan ve kasalara hükmetmesi ve ilminin içinde olması gerekir. Halbuki insanın bunlardan haberi bile yok. İlmin ve kudretin dairesinde olmayan işlere nasıl sahip çıkabilirsin? Bu bir hezayândır.

4. Cenab-ı Hak, kainatta en basit bir işi dahi kompleks olarak yaratmıştır. Yani basit bir işin olabilmesi için bütün sebeplerin ve kainat çarklarının işlemesi ve beraber hareket etmesi lazımdır. Mesela abdest alacağın suyun oluşması, bütün kainatın bir neticesidir. Öyle ise bir ameline sahip olman için, bütün sebeplerin ve kâinatın dizgini elinde olması gerekir. Ancak o zaman, o amel senin olabilir. Yoksa gerisi safsatadan başka bir şey değildir.

5. Bir şeyden sorumlu olmak için illâki o şeyin yaratıcısı olmak gerekmez. Allah insanları sorumlu kılacak, yaratmadan yoksun ama seçmeye muktedir bir irade ile donatmıştır.

6. Üstad bu manayı şöyle izâh edip temsil ile akla yaklaştırıyor:

"YEDİNCİSİ: İrade-i cüz'iye-i insaniye ve cüz-ü ihtiyariyesi, çendan zayıftır, bir emr-i itibarîdir. Fakat Cenâb-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak, o zayıf, cüz'î iradeyi, irade-i külliyesinin taallûkuna bir şart-ı âdi yapmıştır. Yani, mânen der: 'Ey abdim, ihtiyarınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyleyse mes'uliyet sana aittir.'"

"Teşbihte hata olmasın, sen bir iktidarsız çocuğu omuzuna alsan, onu muhayyer bırakıp 'Nereyi istersen seni oraya götüreceğim.' desen; o çocuk yüksek bir dağı istedi, götürdün. Çocuk üşüdü yâhud düştü. Elbette 'Sen istedin.' diyerek itâb edip, üstünde bir tokat vuracaksın. İşte, Cenâb-ı Hak, Ahkemü'l-Hâkimîn, nihayet zaafta olan abdin iradesini bir şart-ı âdi yapıp, irade-i külliyesi ona nazar eder."(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Altıncı Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

FIRTINA.1333
ALLAH razi olsun çok açıklyıcı bir cevap
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
serdar61
Peki mutezilenin dediği bu iddia yani kul eylemlerinin yaratıcısıdır demek kişiyi kafir eder mi?Yani elfaz ı küfürden midir? yoksa bu yaratılmaktan maksatları tam olarak Allah ın yaratması değil mi? bu kısmı anlayamadım.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Mutezile direk insan yaratıcı demiyor. Ayet ve hadisleri bozuk bir şekilde tevil ettikleri için tekfir edilmemişler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...