Block title
Block content

"Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merdudtur." cümlesini nasıl anlamalıyız? Hain ve merdud ifadeleri gerek lugavi, gerekse fıkhi olarak ne manaya gelmektedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

MERDUD: Reddolunmuş. Kabul edilmemiş. Geri döndürülmüş. Kovulmuş. 

Fâsık, yani devamlı günah işleyenler, yalan söyleyenler, Müslümanları aldatan kimseler merdud-üş şehâdettir. Şahitlikleri kabul edilmiyenler.

Kamil imana ulaşmanın bir yoluda ibadetleri yapmak ve haramlardan sakınmaktır. Namaz gibi ubudiyyetin özü olan bir ibadeti terketmekle kamil iman elde edilemez. Çünkü imanın neticesi ibadettir. Kamil imana ulaşan bir insanın namaz kılmaması düşünülemeyeceği gibi, namaz kılmayan bir insanın da kamil bir imana ulaşması düşünülemez.

Namaz kılmamak büyük günahlardandır. Buna rağmen namaz kılmayan kişi kafir olmaz. Sadece günahkâr olur. Allah dilerse onu affeder, dilerse cezalandırır.

Namaz kılmak, imandan sonra gelen en büyük hakikattir. Bundan dolayıdır ki, Kur’ân-ı Kerim'de yüze yakın yerde namazdan bahsedilmektedir. Hiçbir ibadete bu kadar ehemmiyet verilmemiştir. Çünkü namaz, mü’minin Rabbiyle olan en yakın münasebetidir. Namaz kılmayan insan bu münasebeti zayıflatmış, kendisini nefis ve şeytan gibi düşmanların arasına atmış olur ki, asıl büyük tehlike budur.

Namazla ilgi bütün âyetler, hep insanları namaza teşvik ederler. Bu konuda bazı âyet meâlleri: 

"Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir."(Bakara, 2/45)

"(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar..."(Ankebut, 29/45)

"Ve onlar ki, namazlarına devam ederler."(Mü'minun, 23/9)

“O mü’minler ki, gayba iman ederler, namazlarını kılarlar..."(Bakara, 2/3)

"...onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler."(En'am, 6/92)

"Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve ..."(Enfal, 8/3)

Hadis-i şeriflerde de aynı hususları görmemiz mümkündür. Namazla ilgili hadisleri gözden geçirdiğimizde, hep namaz kılmanın fazilet ve sevabından bahsedildiğini göreceğiz. Fakat,

 "İnsan ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır."(1) 

"Münafıklarla bizim aramızdaki ahid namazdır."(2)

meâlindeki hadisleri İslâm âlimleri, “namazın farziyetini inkâr eden, namaz kılmamayı helâl sayan” şeklinde izah etmişlerdir.

İbni Âbidîn ise "Reddü’l-Muhtar" isimli eserinde namaz bahsinin baş taraflarında, “Namazın farziyetini inkâr eden kâfir olur. Umursamayarak, yani tembelliğinden dolayı kasden terk eden kimse ise fasık, günahkâr olur.” demektedir.

Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır. Büyük günahları işleyenin kâfir olacağını sadece bâtıl bir mezhep olan Mutezile mensupları söylerler. Fakat, “Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır.” gerçeğinden hareket ederek devamlı sûrette namaz kılmayan insanın zaman içinde îmanının tehlikelerle karşılaşacağını da belirtmek lâzımdır.

***
Buradaki "hain" ifadesi, vazifesini ifa etmeyen adamın durumuna işaret ediyor. İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin ana sebebi ve ana gayesi ibadettir. Şayet insan bu ibadet vazifesini ifa etmez ise, gönderiliş gayesine ve hedefine hainlik etmiş olur. İşte buradaki hainlik bu manayadır.

Merdut ifadesi ise, vazifesine dikkat etmeyen ve hain durumuna düşen  bir adamın ciddiye alınacak bir tarafının olmadığına kinayedir. Yani lafına ve sözüne itibar edilmez demektir. Toplumda bile cüzi bir işe ihanet eden hain adamlar ciddiye alınmaz. Namaz gibi önemli bir vazifeyi terk eden bir insanın ihaneti daha büyük bir hainliktir.

Namaz kılmamanın cezası fıkıhta şu şekilde tarif edilmiştir:

"İslâm Hukukunda had cezaları, bir takım suçlar karşılığında bizzat Allah ve Allah Resûlü (asm) tarafından tesbit edilmiş cezâlardır. Ta’zîr cezâları ise, vahiy tarafından netlikle belirtilmeyen; hâkimin takdirine ve âlimlerin içtihadına bırakılmış olan cezâlardır."

"Namaz kılmayanlarla ilgili, Allah ve Allah Resûlü’nün (asm) telaffuz buyurduğu her hangi bir had cezâsı söz konusu değildir. Şüphesiz, âyet ve hadislerde namaza çok büyük emir ve teşvik vardır. Dünya saadetinin de, âhiret saadetinin de zembereğinin namaz olduğu söylenmiştir. Namaz kılmamanın sonucunun da tehlikeli olacağı konusunda ciddî uyarılar mevcuttur. Nitekim, Büreyde’nin (ra) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Allah Resûlü (asm) namaz kılmamakla ilgili şöyle buyurmuştur: 'Kâfirlerle aramızı ayıran fark, kılmayı taahhüt ettiğimiz namazdır. Kim namazı terk ederse, kâfir olur.'(Nesâî, Salât, 8)

"Bu hadîs-i şerîfte yer alan 'kâfir olur' hükmü ile doğrudan namaz kılmayanın mı kast edildiği, namazı önemsemeyenin mi kastedildiği, namazı inkâr ederek terk edenin mi anlatılmak istendiği konusu âlimler arasında tartışılmıştır. Hâfız, 'Namazı önemsememek küfür sebebi olur.' derken; Nihâye’de, namazı 'inkâr' ederek terk edenin kâfir olacağı hükmü yer almıştır. Bu hadisin zâhirine bakan İmam Ahmed bin Hanbel, namaz kılmayanın küfre girdiği görüşündedir. Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanefîler ise, 'inkâr' olmadıkça, namaz kılmayanın küfrüne hükmetmemişler, ancak namaz kılmayanın hemen tevbe etmesini teklif etmişlerdir. Tevbe etmediği takdirde, her üç mezhepte de tevbe edene kadar ta’zir cezâsı gündeme getirilmiştir. Ta’zîr cezâsı ise, yukarıda beyan ettiğimiz gibi, hâkimin ve ulu’l-emrin takdirine göre verilebilen bir cezâ türüdür."(3)

Dipnotlar:

(1) bk. Müslim, Îmân 134; Ebû Dâvûd, Sünnet 15.
(2) bk. Tirmizî, Îmân 9; Nesâî, Salât 8.
(3) bk. NAMAZI TERK ETMENİN HÜKMÜ.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İlk Hayatı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4418 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...