Block title
Block content

NÂMUS

 
Mesnevî-i Nuriye’de şöyle bir cümle geçer: “Kanun emirdendir, namus iradedendir.”

Emir âlemi, halk âleminin idare edildiği kanunlar alemidir. Bedeni ruhun idare etmesi gibi, kâinattaki bütün eşyanın sevk ve idaresinde esas olan bir kanunlar manzumesi vardır. “Kanun emirdendir.” cümlesi bunu ders verir. Tabiatta hüküm süren kanunlar da hep emir âlemindendirler. Nitekim, tabiattan söz edilirken, şeriat-ı fıtriyye ve şeriat-ı ilâhîyye gibi tabirler kullanılır ve Mesnevî-i Nuriye’de, “kavanin dedikleri şey, her biri şu şeriatın birer mes’elesidir” denilirken, İşarâtü’l-İ’caz’da, “nevamis ise, onun meseleleridir” ibaresi yer alır.

Bu cümlelerde kavanin ile nevamis (namuslar) aynı mânâda kullanılmıştır. Başka risalelerde de bunların birbiri yerine kullanılabildiğini görüyoruz. Şu var ki, namus kelimesinin gizlilik ve sır mânâsı da taşıdığı dikkate alındığında, arada ince bir fark olduğu bir derece hissedilir. Nitekim, “Kanun emirdendir, namus iradedendir.” cümlesinde bu farka işaret edilmiştir. (Mesnevî-i Nuriye)

Kanun daha umumî, namus ise hususîdir.

Güneş cazibe kanunuyla gezegenlerini etrafında döndürürken, bir anne de şefkatiyle yavrusunu bağrına basar. Birinciye kanun, ikinciye ise namus denilmesi daha uygun olabilir. Toplum hayatımızı ayakta tutan, hürmet ve merhamet gibi esaslar da birer namus olarak kabul edilebilirler.

Şu var ki, bu iki kelimenin kullanılışında kesin sınırlar çizmek zordur.

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3302 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...