Block title
Block content

"Nasıl ki, bahr-ı muhît içerisinde yaşadıkları halde, … zîkıymet şeylerin husulü için Nisan yağmuruna şiddetli bir alâkayla ihtiyaç gösteren balıklar gibi, benim de bu risaleye ihtiyacım şiddetli idi." cümlesinde geçen misal ve hakikati izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sevgili Üstadım, Allah sizden ebediyen razı olsun. Nasıl ki, bahr-ı muhît içerisinde yaşadıkları halde, susuz kalmalarından dolayı değil, belki kendilerinden zîkıymet şeylerin husulü için Nisan yağmuruna şiddetli bir alâkayla ihtiyaç gösteren balıklar gibi, benim de bu risaleye ihtiyacım şiddetli idi. Cenab-ı Hak ve Feyyaz-ı Mutlak Hazretlerine bînihâye şükür olsun ki, hayatımın bu karanlık sayfasını da arzularımın pek fevkinde olarak nurlandırdı."(1)

Burada asıl anlatılmak istenen ana tema; Nisan yağmuru canlılar için nasıl hayati bir öneme sahip ise Risale-i Nurlar da aynı şekilde manevi hayat için öyle bir öneme sahiptir.

Bir Müslüman, İslam muhitinde bulunması hasebi ile ne kadar İslam okyanusu içinde de olsa, Risale-i Nurlara yine muhtaçtır. Zira Risale-i Nurlar tahkiki iman dersleri ile insanların İslam okyanusuna olan ülfet ve ünsiyet perdesini yırtıp, İslam’ın içinde olduğunu o kimselere hatırlatıyor. Her şeyde ülfet olduğu gibi, Müslümanlar da zamanla İslam’a ülfet ediyorlar. Risale-i Nur hariçten inen bir manevi darbe gibi bu ülfeti kırıyor denilebilir.

Nisan yağmurunun deniz içindeki kıymetli şeyleri husule çıkarması, içindeki bir takım kimyevi oluşumlar ve formüller iledir. Aynı şekilde Risale-i Nur'un manevi kimyası ve formülü de İslam toplumundaki Müslümanların dumura uğramış veya körelmiş kıymetlerini iyi edip açığa çıkarıyor denilebilir.   

(1) bk. Barla Lâhikası, (109. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...