Block title
Block content

"Nasıl kulaklı ami tabakası i'caz-ı Kur'an fehminde demiş: Kur'an, bütün dinlediğim ve dünyada mevcud kitablara kıyas edilse, hiçbirisine benzemiyor ve onların derecesinde değildir..." Bu konuda bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanlar, anlayış ve idrak noktasından tabakalara ve sınıflara ayrılır. İnsanların eğitim seviyesi, ilmi derecesi,  kabiliyet durumu gibi faktörler, insanın anlayış ve idrak seviyesini belirler. Bu sebeple insanlar arasında anlayış tabakaları ve seviyeleri oluşmuştur.

"Kulaklı tabaka" olayları tahkik ve tetkik etmeyip, sadece dinleyerek ve duyarak öğrenen kesimdir. Anlayış seviyeleri içinde en ami ve avam tabakadır. İlim vasıtası sadece kulak ve dinlemektir.

"Gözlü tabaka" ise, kulağın yanı sıra gözü ile de okur ve tahkik eder. Olayları sadece kulaktan duymakla yetinmez, tetkik ve tahkik de eder. İlim vasıtaları noktasından kulağın yanına gözü de ekler. Anlayış seviyeleri içinde gözlü tabaka, kulaklı tabakadan daha üstün ve daha yüksek bir seviyededir.

Bunun dışında sahip olduğu bütün bilgi vasıtalarını kullanıp, anlayış noktasından çok ileri seviyelerde olan "alim ve aydın tabakalar" da vardır. Bunlarda kendi aralarında muhtelif tabakalara ayrılır. Mesela müçtehit ve entelektüel insanlar, bu tabakaların en üst sevisinde sayılırlar. Bu insanlar fikri çığır açabilecek derecede olan insanlardır.

"Dinleme ve kıyaslama" ise, avam ve ami kulaklı tabaka Kur'an’ın orijinal ifadesini işittiği zaman kendi aleminde, "Bu ifadeler, bu kulağa hoş gelen diğer seslere ve diğer ifadelere pek benzemiyor." diyerek, basit ve ilkel bir kıyaslama ile kendi aleminde Kur'an’ın diğer kelam ve seslerden üstün bir yönünün olduğunu hisseder. Yani Kur'an’ın diğer ses ve kelamlardan farkını, kulak ile algılar, yoksa derin ve ince bir mana kritiği yaparak değil.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...