Block title
Block content

"Nasılki bir sultanın büyük bir ticaret gemisinde bir adam az bir hareketle, belki küçük bir vazifeyi terketmekle, o gemi ile alâkadar bütün vazifedarların semere-i sa'ylerinin ve netice-i amellerinin mahvına,.." Devam eden örneği açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Büyük bir gemi düşünelim, bu gemide hizmet eden yüzlerce insan var. Bu insanların hizmet gayesi geminin gideceği hedefe ulaşmasıdır. Gemi çalışanlarının hepsi hizmet ve vazifesini eksiksiz olarak yapıyorlar. Biz de geminin dümenciliğini yapıyoruz. Bizim vazifemiz dümeni hedef rotasında tutmak. Şimdi biz bu vazifeyi terk edip gemiyi karaya oturtsak, bütün gemi emekçilerinin emeğine ve hizmetine tecavüz etmiş sayılmaz mıyız ? O zaman gemide ne kadar çalışan hizmetli varsa, hepsi bizden hakkını istemesi ve alması gerekir.

Dümenci "ben sadece dümeni sağa çevirdim ki bu hareketim gayet basit ve önemsiz" diyerek kendini savunamaz. Çünkü burada ceza verilen şey dümenin sağa çevrilme işi değil, bu işin sonucunda geminin karaya oturtulmasıdır. Çünkü geminin, görevi yapmamak ile karaya oturtulmasında binlerce gemi çalışanın hak ve hukuku çiğnenmiş oluyor.

İşte şu kainat büyük bir gemi hükmündedir. Bu kainat gemisi içinde olan unsurlar ve mahlukat ise hava, toprak, su, güneş, hayvanat, nebatat gibi misaldeki geminin hizmetlileri ve emekçileridir. İnsan ise, bu kainat gemisinin dümencisi hükmündedir. Vazifesi ise kainat sahifesinde tecelli eden İlahi isim ve sıfatları talim edip gereğince amel etmektir. Yani insanın şu kainat gemisindeki vazifesi ve gayesi iman ve ibadettir. Kainattaki diğer bütün mahlukat insanın bu ibadetine ve kulluğuna göre planlanmış ve ona hizmet etmek için programlanmıştır. Dolayısı ile insan, vazifesi olan iman ve ibadeti terk ederse, bütün kainat mürettebatının hukukuna ve hakkına ve emeğine tecavüz etmiş olur. Bu da bir nevi cinayettir.

Devlet nasıl haksız bir suçluya kamu davası açıyor ise, zira mahkeme kamusal bir kurumdur bireyler şahsi kusurları ile bu kurumlara maddi ve manevi zarar verirse, kamu hakkına tecavüz etmiş sayılır ve cezasını da görür. Aynı şekilde kainat da bir kamusal alandır. İnsan bu alanda vazifesizliği ile yani iman ve ibadeti terk etmek ile bütün kamunun hukukunu çiğnemiş sayılır. Allah da hem kendi hakkı için hem de kamunun hakkı için insana kamusal dava açar ve cezasını keser. Zira insanın imansızlık ve ibadetsizliği şahsi bir cinayet  değil kamusal bir cinayet oluyor.

Özetle, bir kibriti çakmak basit ve önemsiz bir eylemdir, ama kibritin tutuşturmuş olduğu ormanın kül olması ise büyük ve acı bir tablodur. Kibriti çakan adam, "Ben basit bir kibriti çakıp attım." diyerek işin içinden sıyrılamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...