"Ne vakit ona ittibâ etseniz, Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah’ı seversiniz, tâ ki Allah da sizi sevsin." Burada "Zaten siz Allah'ı seversiniz." diyor. Burada "siz" diye belirtilen, iman ve ibadet ehli olsa gerek, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sünnete uyma" konusu imandan sonraki bir safhadır. Yani Allah’a iman etmeyen birisinin O’nun Habibi'ne uyması beklenemez.

Yine "sünnete uyma" hususu, farz olan ibadetlerden sonraki bir merhaledir. Yani, Allah’ın emrettiği farzları yerine getirmeyen birisinin, bir adım sonrası olan Resulullah Efendimiz (asm)’in sünnetlerine ittiba etmesi beklenemez.

Bu yüzden, sünnete riayet etme hususu iman ve ibadetten sonra olacak bir durumdur.

“Ne vakit ona ittibâ etseniz, Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah’ı seversiniz, tâ ki Allah da sizi sevsin.”(1)

"Burada 'Zaten siz Allah’ı seversiniz...'' diyor. Burada 'siz' diye belirtilenler, iman ve ibadet ehli olsa gerek.“ tespitiniz, gayet yerinde ve güzel bir tespittir.

(1) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...