Block title
Block content

Nefis ve malını Allah’a satan insan “âli bir padişahın has, serbest bir yaveri, askeri olur” ifadesindeki serbestiyet ve askerliği nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.” cümlesinde açıkça ders verildiği gibi, insan meşru dairede her çeşit faaliyet gösterebilir, her türlü zevki tadabilir. Bu noktada insana bir serbestlik tanınmıştır. Helal olan şeylerden dilediğini tercih etmekte hür ve serbesttir. Bunda bizim hem dünya, hem de ahiret menfaatimiz söz konusu olduğundan, haramlardan yasaklanmamız bir esaret gibi anlaşılmamalıdır.

Şu var ki, imtihan sırrınca insan hem haram hem de helal sahalarda dilediği gibi dolaşabiliyor. Ancak bu serbestliği doğru değerlendirerek, bütün işlerimizi helal dairesinde yaptığımız takdirde padişahın sevgili bir askeri, makbul bir yaveri oluruz. Yani, Cenab-ı Hakk'ın razı olduğu bir kul olmakla, bu dünya hayatından terhis edildiğimizde “gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, beşer kalbine gelmesi mümkün olmayan” çok büyük ve sonsuz nimetlere mazhar oluruz.

Padişaha asker olan kişi onun mülkünde serbest olarak gezer, kimseden korkusu olmaz.

“Serbest” kelimesini nefsin esaretinden kurtulup gerçek hürriyete kavuşma şeklinde de anlayabiliriz. “Bazı sefih ve laubaliler hür yaşamak istemediklerinden nefs-i emmarenin esaret-i rezilesi altına girmek istiyorlar.”(1) cümlesi bize bu dersi vermektedir.

(1) bk. Hutbe-i Şamiye, Reddü'l-Evham

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7080 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...