Block title
Block content

"Nefiy iki kısımdır. Birisi has bir mevkide ve hususi bir cihette yoktur der. Bu kısım isbat edilebilir. Bu kısım da bahsimizden hariçtir." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nefiy dahi iki kısımdır:

"Birisi: 'Has bir mevkide ve hususî bir cihette yoktur.' der. Bu kısım ise ispat edilebilir. Bu kısım da bahsimizden hariçtir."

"İkinci kısım ise: Dünyaya ve kâinata ve âhirete ve asırlara bakan imanî ve kudsî ve âmm ve muhît olan meseleleri nefiy ve inkâr etmektir. Bu nefiy ise, Birinci Meselede beyan ettiğimiz gibi, hiçbir cihetle ispat edilmez. Belki kâinatı ihâta edecek ve âhireti görecek ve hadsiz zamanın her tarafını temaşâ edecek bir nazar lâzımdır, tâ o gibi nefiyler ispat edilebilsin."(1)

Üstad Hazretleri inkar manasında olan nefyi iki kısma ayırıyor. Birisi ispat edilebilir inkar, diğeri ise ispat edilemez inkardır.

İspat edilebilir nefiy ve inkarda, inkarcı özel bir makamdan özel bir cihetten meseleye bakıyor. O noktada baktığı şeyi görmüyor ise, inkar edip yok diyor.

Mesela, bir adama denilse, dünyada ananas diye bir meyve var, adam ananasın yetişmediği bir iklimde ananası arayıp bulamasa, yok deyip inkar ediyor. Halbuki diğer iklimlere baksa, görecek. Ama adam ben iklimimden başka mekan tanımıyorum dediği için, bu adama ananası kabul ettirmek mümkün değildir. Bu adamın inkarı kuru inattır, hükümsüzdür, ilmi değildir. Bu yüzden bu adamla uğraşmaya değmez. Adamın, bu iklimde yoktur demesi doğru olduğu için, Üstad Hazretleri bu inkara ispat edilebilir inkar demiştir. 

Ama ispat edilmesi mümkün olamayan inkarda kişi  özel bir makamdan, özel bir yönden değil, umumi ve genel olarak inkar ediyor. Yani ananas dünyanın hiçbir yerinde yoktur diye iddia ediyor. Halbuki bunu demek için bütün dünyayı arayıp taraması gerekir ki, öyle ispat edebilsin. Bu da imkan dahilinde değildir. Muson iklimine gitse ananası görecek. Bu ikinci adamın inkarı ispat edilebilir bir inkar değildir.

Aklı gözüne inmiş bir adam, sadece dünyaya ve kendi zaman dilimine bakarak cennet diye bir yer yok dese  ve inkar etse, bu hususi olarak doğrudur. Çünkü cennet dünyada bir yerde değildir. Ama adamın doğru olmadığı husus genel inkarıdır. Cennet belki dünyada olmayabilir, ama kainat ve mahlukat çok azim ve geniştir, oraları görüp bilmeden cenneti genel manada inkar etmek tam bir safsata ve hezeyan olur. Mutlak bir manada cenneti inkar edebilmek için Allah’ın bütün mülkünü teftiş etmek gerekir. Yoksa gerisi cehalet ve hamakattır.

Mesela birisi Peygamber Efendimize (asm) gelip sen sonsuz kudret sahibi olmadıkça sana iman etmem diye özel bir şart koşsa. Peygamber Efendimiz (asv)'in, bu şartı hiçbir zaman yerine getirmesi mümkün olmayacağı için o adam iman etmese. Bu adamın dediği şey ve özel şartı doğru ve ispat edilebilir, ama aynı zamanda çocukça ve  cahilce bir  gerekçedir. Çünkü peygamber olmanın şartları içinde sonsuz kudret sahibi olma  şartı yoktur.

Yine birisi dese ki, "Allah, -haşa- insan suretine girip benimle tokalaşmadıkça ben ona iman etmem." Bu adamın ileri sürdüğü şey hiçbir zaman vaki olamaz. Zira böyle bir şey zatında mümkün değildir. Bu durumda, adamın, madem bu talebimin vaki olması muhaldir, öyle ise benim iman etmem de muhaldir demesi, kendince koymuş olduğu cahilane şartı açısından doğru ve ispat edilebilirdir. Böyle zır cahillerle işimiz olmaz. Bu gibi ahmaklar cehenneme gitmek için kendince bahaneler üretiyor denilir.   

Bu misali ve bakış açısını diğer iman rükünlerine de tatbik edebiliriz.

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
çok güzel izah etmişsiniz has mevkideki inkarın ispat edilmesi meselesini bir türlü anlayamıyordum teşekkürler elhamdülillah
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
MEKKE
çok güzel bir şekilde acıklamışsınız.Allah razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...