Block title
Block content

Nefsin belâhet ve hamakatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîmin memlûk ve masnûu olduğunu bildiğine ve bu temellük ve terbiyenin bütün efrad...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Nefsin belâhet ve hamakatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîmin memlûk ve masnûu olduğunu bildiğine ve bu temellük ve terbiyenin bütün efrad, envâ, ecnasta câri olmakla meselenin bir kaide-i külliye şeklini aldığına ve bu feyzin şümullü olmakla bir nevi icmâ ve fiilî bir tasdike mazhar olduğuna nazaran kanun ve düstur şeklinde olan hadiseye ve kesb-i külliyet eden kaideye bakarak kanaat ve itminan etmesi lâzımken, bütün âfâkı cilvelendiren tecelliyât-ı esmâyı -kendisi de o cilvelerde hissedar olduğu halde- vasıta-i tesettür ve alâmet-i ihmal sanıyor.

Güya o nefsin fevkinde onun bütün ahvâlini kontrol eden kimse yoktur. Ve kendisini, yaptığı fiillerinde fiil içinde müstetir Hû gibi görüyor. Tecelliyâtın genişliğini imtinâa, büyüklüğünü ademe hamletmekle, şeytanı bile yaptığı mugalâtadan utandırıyor."
(1)

Nefsin anlamadığı veya anlamak istemediği ve dolayısıyla ahmaklık ettiği hallerden biri şudur; bütün alemleri yarattığı gibi, kendisini de sanatlı bir şekilde yaratan bir zatın varlığının çok açık delilleri olduğu halde onları görmezden geliyor. O, açık olan delil ise şudur; kendisinde tecelli eden kanunlar, bütün varlıklarda, varlıkların cinslerinde ve fertlerinde göründüğü ve bu da tek bir zatın varlığına apaçık bir delil olduğu halde, bunları görmezden geliyor. Hâlbuki hepsinde aynı kanun tecelli etmesi gösteriyor ki, tesadüf yoktur. Tek bir elden çıkmıştır. Bunu inkar etmekle de yetinmiyor, aynı zamanda bu açık delilin içinde kendisini gizlemeye çalışıyor. Herkeste aynı tecelli, cilve ve kanunun olmasını bir ihmalkarlık olarak yorumluyor.

Kendisini, yaptığı fillerin içinde, gizli özne gibi görüyor.

Zira tecelliyatın genişliğini ve her tarafı ihata etmesini tek bir zatın eseri olamayacağını akıldan uzak görüyor ve bunu da imkansız gördüğü için böyle bir zat yoktur diyerek inkâra gidiyor.

Her şey Allah'a delil iken tam tersine Allah'ın yokluğuna delil görüyor.

Bu ise şeytanı dahi utandıracak bir haldır. Zira kendi kendini kandırıyor.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...