Neml Sûresi 39 ve 40. Âyetinin meali ile, Belkıs kavmi ve taht-ı Belkıs hakkında bilgi verir misiniz? Tahtı getiren şahıs kimdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Cinlerden bir ifrit, ‘Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.’ Dedi. Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim’ dedi. (Süleyman) onu (Melikenin tahtını) yanı başına yerleşivermiş görünce, ‘Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye, beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbin müstağnidir (şükre ihtiyacı olmayan), çok kerem sahibidir.”(Neml, 27/39-40)

"Hem meselâ, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm taht-ı Belkıs'ı yanına celb etmek için vezirlerinden bir âlim-i ilm-i celp dedi, "Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o tahtı hazır ederim"(1)

Süleyman aleyhisselam zamanında Yemen’de Sebe isimli bir kavim yaşıyordu. Bunların hükümdarı, Belkıs adında bir kadın idi. Bu kavim güneşe tapıyordu. Hüdhüd kuşu bu durumu Hz. Süleyman’a (as.) haber verdi. Hz. Süleyman bir mektup yazarak Belkıs’ı hidâyete davet etti. O ise önce bir hediye göndererek Hz. Süleyman’ı kendince tecrübe yolunu tuttu. Eğer hediyeyi kabul etmezse peygamber olabileceğine ihtimal verecekti. Süleyman aleyhisselam hediyeyi getiren heyete “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır.” (Neml Suresi, 27/36) diyerek hediyeleri reddetti

Sonra Belkıs, Süleyman aleyhisselamla görüşmek (bir kavle göre de harp etmek) üzere yola çıktı.

Süleyman aleyhisselam, Belkıs gelmeden önce onun tahtının celbedilmesini istedi. Bunun üzerine âyet-i kerîmede haber verildiği gibi, “Cinlerden bir alim, ‘Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.’ dedi. Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim’ dedi.”

"Müfessirler, bu işi yapan kişinin Hz. Süleyman’ın (as) adamlarından biri olduğunu söylerler. Ancak bu kişinin kim olduğu hakkında değişik şeyler söylenmiştir. İbn Mes’ud (r.a) bunun Hızır (a.s) olduğunu söylemiştir."(2)

"İbn Abbas’ın meşhur görüşüne göre ise, bu kişi, Hz. Süleyman’ın (as) vezirlerinden Asaf b.Berhıya’dır ki, sadık ve doğru bir kişiliğe sahiptir."(3)

"Müfessirlerin ekseriyeti bu isim üzerinde ittifak etmişlerdir. Bu zât, dua edildiği zaman Allah’ın mutlaka kabul edeceği “İsm-i A’zam” duasını biliyordu. Hz. Süleyman’ın (as.) bir mu’cizesi olarak veziri böyle bir keramet göstermiştir. Aradaki mesafenin ise, iki aylık bir mesafe olduğu kaydedilmektedir."(4)

(1) Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam.

(2) Şibli, Cinlerin Esrarı, s. 65.

(3) Elmalılı, Hak Dini, VI/143.

(4) Alûsî, Ruhu’l-Meani, X/203.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Lazgin

Bu ilm-i celbi biraz açar mısınız ? Tam olarak nedir ? Günümüzde  hangi alanlara tekabül ediyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İlm-i celb ses, görüntü ve nesnelerin bir yerden bir yere olağanüstü bir şekilde taşınması demektir. Bugün fen ilmi ses ve görüntüyü olağanüstü bir şekilde taşıyabiliyor radyo ve televizyon gibi. Nesnelerin taşınmasında araba, tren, gemi, uçak gibi araçlarla yol katedildi ama daha ötesi konusunda çalışmalar devam ediyor denilebilir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

Tahtı celbeden bahsi geçen vezir ise Hz Süleyman'a isnad edilip Mucize denmesinin sebebi nedir 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Onun riyaseti ve terbiyesi altında gerçekleştiği için mucize olarak değerlendiriliyor. Peygamber Efendimiz döneminde de bazı sahabeler bu tarz mucizelere vesilelik yapmışlardır. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...