Block title
Block content

Nevi insanın en büyük gayesinin ebedî hayat olduğu ve yine nevi insanın en ehemmiyetli ve umumî duasının beka olduğu nazara veriliyor. Halbuki insanların tamamı ahireti ve bekayı bilmiyor. Acaba bu cümleyi müminler açısından mı anlayacağız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün insanların ruhlarında “ebedî yaşama” arzusu vardır. Müminler, bu arzunun ahiret hayatı için verildiğini bilir ve o âlem için hazırlık yaparlar. İbadet eder, ilim tahsil eder, tefekkür eder, sadaka verirler. O âlemdeki ebedî saadetlerine zarar verecek her türlü haramdan ve günahtan da hassasiyetle sakınır ve kaçınırlar.

İnanmayan insanlarda da bu arzu vardır, ancak onlar bu arzularının tatmini için hastalanmamaya özen gösterir, sıkça muayene olur, spor yapar ve vücutlarına zarar verecek şeylerden sakınırlar. Onlarda beka arzusu, dünyadaki varlıklarının azami derecede sıhhatli ve rahat geçmesine özen gösterme şeklinde kendini gösterir.

Nur Külliyatı'nda şu önemli tespite yer verilir:

“ Eğer vermek istemeseydi,  istemek vermezdi.”(1)

Ana rahminde insana takılan maddî cihazlara karşılık, bu âlemde onların ihtiyaçlarına cevap verecek varlıklar yaratılmıştır. Meselâ, insana göz takıldığı için dünyaya güneş, elektrik ve sair ışık kaynakları yerleştirilmiştir. İnsana kulak verildiği için bu dünyada sesler yaratılmıştır. Midenin ihtiyaçları için yeryüzü rızıklarla doldurulmuştur.

Aynı şekilde, insan ruhuna takılan “ebedî yaşama arzusunun” da mutlaka cevabı verilecektir. Bu cevap, şu fani dünyada verilmediğine göre, bu dünyadan sonra ebedî bir âlem yaratılacak ve insan o âleme gönderilecektir.

Bütün insanların ortak gayesi olan “ebedî yaşama”, böylece tahakkuk edecektir.

“… İşte hiç yalan söylemeyen fıtrat ve fıtrattaki şu kat'î ve şedid ve sarsılmaz meyl-i saadet-i ebediye, saadet-i ebediyenin tahakkukuna dair vicdana bir hads-i kat'î veriyor.”(2) 

“İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, saadet-i ebediyeye bakar, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse 'Ebed!.. ebed!' sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahluktur.”(3) 

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup.
(2) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.
(3) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...