Block title
Block content

"Nimet-i imana vesile olan Hazret-i Muhammed (asm) dahi öyle büyük bir nimettir ki nev- i beşer ile'l-ebed o zatı (asm) medh ü sena etmeye borçludur." Peygamber Efendimizi gönderdiği için Allah'a minnettar olmamız gerekmiyor mu?

 
Soru Detayı:

Ve keza bütün nimet hazinelerini açmak salahiyetinde olan nimet-i imana vesile olan Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm dahi öyle büyük bir nimettir ki nev-i beşer ile'l-ebed o zatı (asm) medh ü sena etmeye borçludur.Risale-i Nur - Şualar(644)Peygamber efendimizin sav risaleti için ona minnettar olmamız gerektiğini anlıyoruz buradan ama bunu tam olarak anlayamadım açıklar mısınız

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her ne kadar bütün nimetlerin asıl menba ve kaynağı Allah'ın şefkat ve keremi olsa da nimetlere vesile olan sebeplere de bir teşekkür borcumuz vardır. Yani şükür nimeti verene teşekkür de nimete vesile olana yapılır. Şayet nimete vesile olan sebep cemadat, bitki, hayvan gibi şuursuz şeyler ise, bunlara teşekkür onların ihtiyaçlarını karşılamak şeklindedir. Mesela, ekin almak için tarlayı sürmek, havalandırmak, gübrelemek vesaire gibi işlemler tarlaya fiilen teşekkür etmek anlamı taşır. 

Şayet nimete vesile olan sebep şuurlu ve irade sahibi ise, o zaman ona karşı olan teşekkürümüz minnet ve takdir şeklinde olur. Hiadeyet nimetlerin en büyüğü en güzeli ve en muazzam olanıdır, bu nimete vesile olan en büyük sebepler ise peygamberlerdir. Dolayısı ile peygamberlere karşı saygı, sevgi ve hürmet içinde olmak, onlara sürekli medihte ve duada bulunmak fiili ve kavli bir teşekkür hükmündedir. Hidayeti gönderen Allah'a iman ve ibadet ile sonsuz şükürlerde bulunurken hidayete vesilen olan peygamberlere ve özellikle de Peygamber Efendimiz (asm)'e medtüsena, hürmet, takdir ve bağlılık göstermek teşekkür etmek anlamına gelir ve bu insan için bir vazifedir. 

Kaldı ki peygamberler bu nimetin kusursuz bir şekilde insanlara gelebilmesi için çok çilelere çok zorluklara çok sıkıntı ve zulümlere sabredip göğüs germişlerdir. Onların bu gayret ve çabasında onların irade ve azmi de bulunuyor. Peygamberler robot ya da melek gibi programlanmış değiller, onlar da irade ve azmi ile mücadele etmişlerdir. Dolayısı ile insanların onlara bir minnet borcunun olması çok doğaldır. Minnet ile Allah'a şükür dozajı aşmamak kaydı ile  birbirine zıt şeyler değildir. Minnet sebebe, şükür ise nimeti verene olur. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...