Block title
Block content

"Nimet içinde in’am görünür; Rahman’ın iltifatı hissedilir. Nimetten in’ama geçsen, Mün’im’i bulursun." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“İn’am” nimetin insana ikram edilmesi, istifadesine sunulması demektir. “Mün’im” ise o ihsanın sahibi olan gerçek nimet verici Allah.

Aldığı gıdaların ilâhî bir ikram, bir ihsan olduğunu düşünmeyen insan, düşünce yolundaki en büyük köprüyü yıkmış olur. Böyle birisinin, “Mün’im”i yani o nimeti ihsan eden Allah’ı bilmesi, ona şükretmesi ve minnettar olması, adeta, imkânsız hâle gelir.

Üstad Hazretleri “nimet” kavramını, sadece midenin ihtiyaçlarına hasretmez. Mide doymak istediği gibi, akıl, kalp ve bütün duygular da tatmin olmak isterler. Bunların tüm ihtiyaçları “nimet”, onların verilmesi “in’am” , bunları ihsan eden ise “Mün’im”dir.

Nur Külliyatı'nda bu konuda geniş bir tefekkür dersi vardır. Sadece bir cümlesini nakledelim:

“Göz, kulak gibi bütün duyguların, eller gibidir ki, rûy-i zemin kadar geniş bir sofra-i nimeti, o ellerin önüne koymuştur.” (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz)

Görme büyük bir nimettir. Gözleri kör bir insanın sadece karnını doyurmanız, onu mutlu etmenize yetmeyecektir. O hâlde, gün boyunca seyrettiğimiz bütün eşya gözümüzün rızkı gibidir. Bir dağa baktığımızda dağın görüntüsü gözümüzde teşekkül eder ve göz o görüntüden istifade eder, görme nimetini tadar.

Bütün mesele, nimette boğulmayıp, in’ama geçebilmektedir. Aksi hâlde bu kıymetli nimetleri şuursuzca tüketmenin hesabı çok ağır olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...