Block title
Block content

Nisâ Sûresi 83. ayetinden, doğru tevessül ve doğru vasıtaya bir müsaade, hatta bir emir manası çıkıyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem onlara emniyet veya korkuya dair bir haber geldiğinde onu yayıverirler. Ama onu, Peygambere ve içlerinden ulü’l-emre (emir sâhibi idarecilerine) arz etselerdi, onlardan bunu (o işin gerçek mahiyetini, dirayetleriyle ortaya) çıkarabilecek olanlar, elbette onu(n tedbirini) bilirlerdi. İşte üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, elbette pek azınız müstesna, şeytana uyardınız!" (Nisa, 4/83)

Ayette geçen “yestenbitûne-hu” ve “ulü’lemr“ kelimeleri insanlığa bir yol, bir metot, bir usul bildiriyor.

Yestenbitûne-hu kelimesi, herhangi bir işin batınını, içyüzünü, gerçeğini araştırmak anlamına geliyor.

Ulü’lemr ise, kelime olarak emir sahipleri, Allah'tan emir alanlar anlamına gelse de geniş anlamda işinin uzmanı, liyakat ve ehliyet sahibi kimseler demektir.

Herhangi bir işte çözümü istenen bir olay, bir konu karşısında elde bulunan prensipler ve bilgileri inceleme ve etraflı bilgi edinme, araştırma ve düzeltme ve karşılaştırarak yeni bir bilgi ortaya çıkarmaya da "istinbat" ve "istihraç" denilir ki, bu bir meleke ve özel bir kudrettir.

Herhangi bir işte böyle bir liyakat ve yeterlilik sahibi olanlar, o işin müçtehidi ve gerçek sahibi ve Allah katında yetkilileridir. Burada Allah'ın Peygamberine ve böyle yetkili kimselere müracaat tavsiye edilerek, bunlara da itaat etmenin Peygambere itaat etmeye bağlı olduğu anlatılmıştır. Bundan dolayıdır ki icmada geçerli olan görüş, bu gibi yetkili zevatın görüşüdür.

Yani işin uzmanı olmayan avam ve cahil insanlar, işin uzmanı ve müçtehidi olan insanlara tevessül etmek zorundadırlar. Burada tavsiyeden öte; emir söz konusudur. Bu yüzden Ehl-i sünnet uleması, avam ve cahil insanların içtihat gerektirecek konularda, bir müçtehide tabi olmasının vacip olduğu konusunda hemfikirdir.

Nasıl ceza davasında bir avukatı vekil olarak tutuyorsak, dinin ana kaynağı olan Kur’an ve sünnetten istihraç ve istinbat etme konusunda da ulü’lemr kapsamında değerlendirilen müçtehitlere dayanmak ve güvenmek zorundayız.

Ulü’lemr ve istinbat kavramları, genel ve evrensel bir metot olup her alanda geçerlidir. Mesela, arabamız arıza yaptığında ulü’lemr araba ustası ve istinbat da onun mesleki yorum gücüdür. Hastalandığımızda ulü’lemr doktor, istinbat da onun mesleki görüşüdür vesaire...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...