"Meselâ, bir çocuk, eline aldığı bir kuş veya bir sineği öldürse, şeriat-ı fıtriyenin ahkâmından olan hiss-i şefkate muhalefet etmiş olur." deniyor. Buraya göre çocuk dünyada ceza almazsa, ahirette mi alacaktır?


Allah’ın iki türlü şeriatı vardır.  Birisi, kelam sıfatından gelen İslam şeriatıdır ki, bu şeriat ancak şuur ve akıl sahipleri olan insan ve cinlere mahsustur. Çocuklar bu şeriata tabi olmadıkları için, muhalefetinden dolayı ne dünya da ne de ahirette ceza görmezler.

İkinci şeriat ise, kudret sıfatından gelen tekvini, yani tabiat denilen şeriattır. Bu şeriatın kuralları insan ve cinlerde dahil,  bütün canlıları kuşatır. Hayvanlar ve çocuklar da bu şeriatın emri ve sorumluluğu altındadırlar. Bu şeriata aykırı hareket ederlerse cezasını anında bu dünyada görürler. Bu şeriat tamamı ile bu dünyaya baktığı için, diğer dünyada ceza şekline dönüşmez.

Üstad  Hazretleri bu manayı şu şekilde izah ediyor:

"Arkadaş! Mâsum bir insana veya hayvanlara gelen felâketlerde, musibetlerde, beşer fehminin anlayamadığı bazı esbab ve hikmetler vardır. Yalnız, meşiet-i İlâhiyenin düsturlarını hâvi şeriat-ı fıtriye ahkâmı, aklın vücuduna tâbi değildir ki, aklı olmayan birşeye tatbik edilmesin. O şeriatın hikmetleri kalb, his, istidada bakar. Bunlardan husule gelen fiillere, o şeriatın hükümleri tatbikle tecziye edilir. Meselâ, bir çocuk, eline aldığı bir kuş veya bir sineği öldürse, şeriat-ı fıtriyenin ahkâmından olan hiss-i şefkate muhalefet etmiş olur. İşte bu muhalefetten dolayı düşüp başı kırılırsa müstahak olur. Çünkü, bu musibet o muhalefete cezadır. Veya dişi bir kaplan, öz evlâtlarına olan şiddet-i şefkat ve himâyeyi nazara almayarak, zavallı ceylânın yavrucuğunu parçalayarak yavrularına rızık yapar. Sonra, bir avcı tarafından öldürülür. İşte, hiss-i şefkat ve himâyeye muhalefet ettiğinden, ceylâna yaptığı aynı musibete mâruz kalır."(1) 

Hayvanlar ve çocuklar cezalarını bu dünyada çekecekleri için, ahiret hayatında herhangi bir cezaya uğramayacaklardır. Peygamber Efendimiz (asv)'in "Boynuzsuz koyun boynuzlu koyundan hakkını alacak." ifadesi, adaletin haşmet ve ihtişamına bir gönderme, bir işaret içindir. Yoksa hayvanların ve çocukların ahiret hayatında ceza çekecekleri anlamında değildir, diye anlıyoruz.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Katre