"Hem bazen kemâl-i intizâmı ve nihâyet adli ve gayet ilmi ve kuvvet-i hikmeti göstermek için, en büyük ve kuvvetli esbabı, en küçük ve zaîf bir şeye karşı tahşid eder ve üstünde tutar; düşürtmez, tecavüz ettirmez." Bu cümleyi izah eder misiniz?


"…Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız, bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar." (Tahrim, 66/4)

"Üstünde tutar; düşürtmez, tecavüz ettirmez" ifadesi, Tûr dağının Hz. Musa’nın (a.s)  ümmeti üzerine  kaldırılmasını hatırlatıyor. Bu hadise Bakara Sûresi 63. ayet-i kerîmesinde şöyle haber veriliyor:

"Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve 'Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)' demiştik."