Namaz kılmakta gevşeklik gösteren, vakit namazını geçiren bir kardeşe nasıl davranmalı? Risale-i Nur perspektifinden değerlendirir misiniz?


Bu gibi meselelerde problemin menbaını ve kaynağını araştırıp, öylece muamele etmek icap eder. Çünkü " Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır."(1)

İslamiyet'te muamelat ve ef'al, iman ve fikri temeller üzerine bina edilir.

Yani evvela Müslümanların inanç ve itikatları hususunda kamil bir Müslüman olmaları açısından imanın marifet boyutu çok iyi işlenmeli ve aşılanmalıdır.

İmani hakikatler ve ibadetle ilgili fikri meseleler sağlamlaştırılıp fikren muhkem hâle getirildikten sonra, ibadetlerdeki sapmalar farklı şekilde tedavi edilir.

Risale-i Nur'u okumak ayrı, okuduğumuz bilgi ve malumatların imanımızı ve itikadımızı keyfiyetlendirmesi ve sağlamlaştırması daha farklıdır. Yani Risale-i Nur mizanı ile namazın hem itikat ve fikri boyutu imani açıdan sağlam hâle getirilmeli, daha sonra "Niçin namaz?" sualine, yine fikri ve itikadi açıdan sağlam cevaplar ve telkinatlar altında kuvvetli ve emniyetli hale getirilmelidir.

Yani evvela umumi olarak itikat meselelerinin fikren sağlamlaştırılması... Daha sonra da namaz gibi ibadetlerin yine itikada taalluk eden fikri meselelerinin zeminini ve altyapısını oluşturduktan sonra, sıra fiili olarak tatbikattaki aksamalara gelmelidir. Özetle; fikri sıkıntıları ve arızaları fikren gidermek, muamelattaki sıkıntıları ve arızaları da fiilen tedavi edip gidermek icap eder.

Bu meselenin mezkur altyapısını oluşturduktan sonra, eğer namaz gibi evamir-i ilahiyeye muhalefetler ve sapmalar zuhur ediyorsa, bu meselenin ikinci safhasına geçilir. O da şudur: Mürşidimiz olan Kur'an'ın metodunda bunlar mevcuttur. Yani namazı kılanların dünyevi ve uhrevi menfaat ve saadetleri, kazanımları ve istifadeleri, maddi ve manevi olarak tadat edilip kazançları itina ile devamlı olarak hatırlatılmalı ve tebliğ edilmelidir. Ayrıca namaz gibi ibadetlerin tekasülünde ve terkinde; dünyevi ve uhrevi olarak kayıpların, hasaretlerin, mahrumiyetlerin, sıkıntı ve problemlerin sıralanması ve sık sık telkinatla muhataba hatırlatılması icap eder.

Bu vazifeleri ifa edenlerin ise hürmet edilen, itibar gören ve tavsiye ettiklerini hayatlarında yaşayan insanların olması da muhataba tesir etmesi açısından fevkalade önem arz etmektedir.

Ayrıca muhatabın hayat standartları, imtihanları, maruz kaldığı baskılar, psikolojik sorunları ve hassaten fikren ve imanen boşlukları da varsa, bunu da nazara alarak telkin ve tebliğ etmek icap eder.

Bir de "İnsan ihsanın kulu ve kölesidir." hükmünce muhataba iltifat etmek, ikram etmek ve küçük hediyelerle yapılacak telkinatın zeminini bir başka şekilde oluşturabiliriz.

Mezkur hakikatler sırayla ve itinayla yapıldıktan sonra muhatap için dua etmek, malum sıkıntılardan kurtulması için Allah’a yalvarmak ve O’nun rıza ve takdirine havale ederek beklemek ve sabırdan başka elimizden bir şey gelmediğini bilmek lazımdır.

İnşallah bunlara dikkat edilerek muhatapla meşgul olunursa, müspet neticeler alınacağı ümidindeyiz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas.