Yirmi Birinci Mektup'ta bahsedilen valide ve peder kısmına kaynana ve kayınbaba da dâhil midir, bilgi verir misiniz?


"EY HANESİNDE ihtiyar bir valide veya pederi veya akrabasından veya iman kardeşlerinden bir amel-mande veya âciz, alîl bir şahıs bulunan gafil! Şu âyet-i kerimeye dikkat et, bak: Nasıl ki bir âyette, beş tabaka ayrı ayrı surette ihtiyar valideyne şefkati celb ediyor!"(1)

Burada geçen akraba ve iman kardeşi tabirleri zaten kaynana ve kayınbabayı da dairesine alıp onlara karşı hürmeti iktiza ediyor. Her ne kadar kaynana ve kayınbaba öz anne ve baba yerini birebir tutmasa da birer akraba ve iman kardeşi oldukları için onlar da hürmeti hak ediyorlar demektir.

Bu sebeple kaynana ve kayınbaba aciz, alil, amel-mande (iş yapamaz, çok yaşlı, yatalak,...) bir durumda ve bakacak kimseleri de yoksa, onlara bakmak insanlığın ve imanın bir gereği olur.

Lakin kaynana ve kayınbaba İslam hukuku açısından öz anne ve babanın birebir dengi değildir. Hatta amca, hala, teyze dayı ile de denk sayılmazlar, çünkü bunlar hadiste anne babaya nisbet edilmektedirler. 

Amca ve hala, peder hükmündedir; teyze ve dayı, ana hükmündedir.(2)

Ama şefkat, yardım ve insanlık açısından kaynana ve kayınbaba hem bir akraba hem de iman kardeşi olmaları ciheti ile anne ve baba gibi hürmeti ve bakılmayı hak ediyorlar.

Bu konu hakkında fıkhî ölçüyü, Sorularla İslamiyet sitemizden inceleyebilirsiniz. (3)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Birinci Mektup.
(2) bk. Buharî, Sulh, 6; Tirmizî, Birr, 6; Ebû Dâvud, Talak, 35; Mecmeu’z-Zevâid, 9:269; Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, 2:207.
(3) bk. Gelin, damat kaynanasına, kayınpederine bakmak zorunda mıdır? ...