"Mü’min kardeşine adâvet eder, insanların hayat-ı içtimaiyesinde bir fesat âleti olur." Buradaki “fesat aleti olmak” kısmını açar mısınız?


"İnsan, garaz damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hasenâtı örter, unutur, mü’min kardeşine adâvet eder, insanların hayat-ı içtimaiyesinde bir fesat âleti olur."(1)

Garaz; birine karşı güdülen kin, düşmanlık ve kötülük etme isteğidir.

Fesat kelime olarak; karışıklık, fenalık, kötülük, bozgunculuk ve fitne gibi manalara geliyor.

"Fesat aleti" denildiğinde ise; bozma aleti, karıştırma vasıtası, şer makinesi gibi manalar hatıra geliyor.  Çok suç işleyen birisine nasıl suç makinesi deniliyor ise, niyeti kötü ve ahlâkı bozuk olan bir adam da potansiyel bir şekilde fesat aleti yani bozguncudur.

Bir tek insan, koca bir sistemi tek başına karıştırabilir; bazen yıkılmasına sebebiyet verebilir. İnsan bu manada bir fesat aleti, bir bozguncu hüviyetine bürünebilir. Çarkları arasına sokulan küçük bir parça koca bir fabrikayı durdurabildiği gibi, zalim, şerli ve fitne bir insan da koca bir toplumu felakete sürükleyebilir. Tarih bu gibi insanları çokça kaydetmiştir.

(1) bk. Lem'alar, On üçüncü Lem'a.