"Vahdet-i şahsiyyesiyle muinsiz umumiyet-i rububiyyeti ve ferdâniyyeti ile,.." ifadelerini açıklar mısınız?


Umumiyet-i rububiyet ifadesi Fatiha sûresinde geçen Rabbü’l-âlemîn ismini hatırlatıyor. Bütün âlemleri Allah terbiye etmekte, kemale erdirmektedir. Çekirdeği terbiye ederek ağaç yaptığı gibi, yumurtayı terbiye edip kuş yapıyor. Kâinatı da bir ilk noktadan itibaren altı devrede terbiye edip şu hazır hale getirmiş bulunuyor.

Bu hakikati kâinatın bir küçük misâli olan insanda da görebiliyoruz. Onda da bir umumiyet-i rububiyet görülüyor. Gözün terbiyesiyle kulağın, akciğerle karaciğerin terbiyeleri birbirinden farklı olduğu gibi, alyuvarla akyuvarın da terbiyeleri farklılık gösteriyor. İşte bütün bu farklı terbiyeler neticesinde, insan bedeni bütün fonksiyonlarını  en iyi şekilde yerine getirecek bir mükemmelliğe kavuşuyor. 

İnsan, kendi aczini ölçü aldığında bu kadar çok ve birbirinden farklı terbiye fiilinin muinsiz yani “hiçbir yardımcı olmaksızın” nasıl gerçekleştiğine  akıl erdiremiyor. Zaten, Allah’a şerik koşmanın temelinde de bu yanlış değerlendirme yatıyor.