"Bu memlekette, bu asırda, milleti anarşilikten, tereddî ve tedennî-i mutlakadan kurtaracak yegâne çaresi, Risale-i Nur’un esasatıdır." ifadesini nasıl anlayabiliriz?


Burada Üstadımızın bahsettiği Nur cemaati değildir. Burada bahsedilen ana unsur; Risale-i Nurların bahsettiği hakikatlerin, insanı anarşi ve her türlü yanlış faaliyet ve düşüncelerden muhafaza etmesidir. Diğer cemaatlerin de elbette Kur'anda ve sünnette geçen ve insanları anarşilikten uzaklaştıracak esaslara uyması ve onları neşretmesi durumunda, elbette aynı neticeyi kazanacakları muhakkaktır. Lakin bu hakikatleri hem kısa hem de selametli anlatan ve zamana uygun bir şekilde neşretme kaidelerini barındıran risaleler gibi olmadıkları ortadadır. Demek insanları anarşistlikten kurtaracak yegane güç Kur'an'dan süzülen iman hakikatleridir. Bunu kim hakkıyla yaparsa -yaptığı ölçüde- bu asırdaki dinsizlik ve anarşist fikirlerden insanları uzaklaştırabilir. 

Evet, Risale-i Nur'un esasları, imanın altı rüknü ve bu rükünlere temas eden imani meseleleri izah ve ispat ederek milletin imanına hizmet etmektir. Risale-i Nur bu yönü ile benzersiz denilebilir.

Mesela, Onuncu Söz yani "Haşir Risalesi" ahiret hayatını izah ve ispat eden kuvvetli bir delildir. Bu risaleyi anlayarak ve hazmederek okuyan birisi, ahirete iman konusunda sağlam ve muhkem bir imana sahip olur ve anarşik ve dinsiz fikirlerin etkisinden mahfuz kalır.

Ahireti izah ve ispat etme konusunda Onuncu Söz gibi bir risale mevcut değildir. O halde "Bu memlekette, bu asırda, milleti anarşilikten, tereddi ve tedenni-i mutlakadan kurtaracak yegâne çare, Risale-i Nur ve eczalarıdır." demek ne abartı ne de bir başka cemaat ya da tarikatı küçük görmek, küçük düşürmek anlamına gelmez.

Diğer cemaat ve tarikatlar de kendi usul ve yöntemleri ile İslam’a ve insanlığa hizmet ediyorlar. Lakin Risale-i Nur gibi evrensel ve her insanın ihtiyaç duyacağı bir tefsire onlar da muhtaçtırlar, istifade etmeleri gerekir ve kısmen de istifade ediyorlar.