"O zat-ı Ahmediye (a.s.m.), ubudiyeti cihetiyle, halktan Hakka teveccühü hasebiyle, rahmet manasındaki salatı ister. Risaleti cihetiyle, Haktan halka elçiliği haysiyetiyle selam ister..." İzah eder misiniz?


"O zat-ı Ahmediye (a.s.m.), ubudiyeti cihetiyle, halktan Hakka teveccühü hasebiyle, rahmet manasındaki salâtı ister. Risaleti cihetiyle, Haktan halka elçiliği haysiyetiyle selam ister. Nasıl ki cin ve ins adedince selama layık ve cin ve ins adedince umumî tecdid-i bîatı takdim ediyoruz."(1)

Peygamber Efendimizin (asm) bir kulluk bir de peygamberlik yönü var. Kulluk yönü ile halktan hakka rahmet anlamında salat istiyor, nitekim bu salat yani dua ayette de şu şekilde emrediliyor.

Allah ve melekleri, Resule salat ediyor. Ey iman edenler, siz de salat edin.” (Ahzab, 33/56)

Burada salat; Allah'ın rahmet, meleklerin istiğfar, müminlerin ise dua etmesi anlamındadır.

Peygamber Efendimizin (asm) bir de risalet yönü var, bu yönü ile Hak'tan halka esenlik ve selamet istiyor.

Sözlükte “kusursuz olmak, kurtulmak, rahatlamak” anlamındaki selam Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde “eman, kurtuluş, esenlik, barış” manalarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz (asm) Allah’tan ümmeti için eman ve kurtuluş talep ediyor.

Müminler imanını tazeleyerek Allah’tan her daim selam ve selamet istiyorlar.

1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Sekizinci Nükte.