"İnsanın o yüksek ruhunu inbisat ettiren, ibadettir." İzah eder misiniz?


"İşte, böyle bir insanın o yüksek ruhunu inbisat ettiren, ibadettir. İstidatlarını inkişaf ettiren, ibadettir. Meyillerini temyiz ve tenzih ettiren, ibadettir..."(1)

Beden ve maddi şeyler gibi, insan ruhu da inbisat ve genişlemeye müsait olarak yaratılmıştır. Bedeni ve maddi şeyleri maddi şeyler büyütürken ve genişletirken, ruhu da manevi ve ulvi şeyler genişlendirir. Ruhun genişlemesi, gelişmesi, kuvvetlenmesi ve cennete layık bir nuraniyet kazanması ancak ibadet ile mümkündür. Nasıl bedenimiz hayvani ve nebati yiyecekler ile beslenip gelişiyor ise, ruhumuz da ibadetler ile gelişip inkişaf ediyor.

Ruhun gıdası ibadetler ve zikirlerdir, ruh ancak bunlarla mutmain olup genişler. Ruh malayani, fuzuli, gafletli ve günahlı şeyler ile gelişip büyümez aksine hastalar tükenir. Bazıların ifade ettiği gibi ruhun gıdası müzik değil, zikir ve ibadetlerdir. 

Ra'd Suresi 28. ayetinde buyurulduğu gibi:

"Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek kalpleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki kalpler ve gönüller, ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur."

İnsan ruhu namaz ibadeti ile miraca yükselir, oruçla beşeriyetten tecerrüt eder, zekât ile ulviyet kazanır, hac ile yüksek makamlara erişir. Dünyevi ve şeytani şeyler ruhu genişlendirip yüceltmez, aksine çürütüp alçaltır.

1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 21-22. Ayetlerin Tefsiri.