"İmam ve reisi Mehdî (ra) olan bir silk-i nuranide zevil-himem müceddidlerin ona insilaklerini teşci’ içindir." İzah eder misiniz?


"Amma Mehdi meselesi ise, (yani, her asırda Mehdi’ye muntazır kalmanın hikmeti ise) dalalet ve fesadın istilası zamanında, ehl-i imanın kuvve-i maneviyelerini takviye ve ye’si izale ve imam ve reisi Mehdî (ra) olan bir silk-i nuranide zevil-himem müceddidlerin ona insilaklerini teşci’ içindir. İşte bu hikmet dahi ibhamı iktiza eder. Ta ki, her zaman o manaya intizar etmek mümkün olsun."(1)

Silk-i Nurani: Nurani yol, nurani silsile anlamına geliyor.

Zevil-himem: Himmet ve gayret sahibi anlamına geliyor.

Her asır her dönem mehdi manasına muhtaç olduğu için, mehdinin ne zaman geleceği açık bir şekilde belirtilmeyerek gizli bırakılmıştır. Ta ki her dönemin mazlumları manen ümitsizliğe kapılmasınlar. Mehdi ümidi ile motive olabilsinler.

Her dönemde gelen müceddidler aslında mehdinin imam ve reisi olduğu nurani bir silsiledir. Ve o müceddidler kendi dönemlerinde bir cihetle mehdi olup mazlumlara ve masumlara yol rehberliği yapıyorlar. Her müceddidin mehdi telakki edilmesi de bundan dolayıdır.

Şayet mehdinin hangi dönemde çıkacağı aşikâr olsa idi, diğer asırlardaki insanlar hem ümitsizliğe kapılırlar hem de kendi döneminin müceddidine gerekli ihtimam ve bağlılığı gösteremezlerdi. Bu sebeple mehdinin ne zaman geleceği müphem yani belirsiz bırakıldığı için, her dönem mehdiye muntazır olmuş ve ümitlerini diri tutmuşlardır.

1) bk. Mesnevi-i Nuriye, (trc. Badıllı).