Hüseyin-i Cisri kitabında Nübüvvet-i Ahmediyyeye dair yüz on mu, yüz on dört mü işaret bulmuş?


"İkinci Hüccet: Tevrat, İncil ve Zebur’un ibareleri; Kur’an gibi i’cazları olmadığından, hem mütemadiyen tercüme tercüme üstüne olduğundan, pek çok yabanî kelimeler içlerine karıştı. Hem müfessirlerin sözleri ve yanlış tevilleri, onların âyetleriyle iltibas edildi; hem bazı nâdanların ve bazı ehl-i garazın tahrifatı da ilâve edildi. Şu surette o kitablarda, tağyirat çoğaldı. Hattâ Şeyh Rahmetullah-i Hindî (allâme-i meşhur) kütüb-ü sâbıkanın binler yerde tahrifatını, keşişlerine ve Yahudi ve Nasara ülemasına isbat ederek, iskât etmiş."

"İşte bu kadar tahrifatla beraber, şu zamanda dahi meşhur Hüseyin-i Cisrî (Rahmetullahi Aleyh) o kitablardan yüzondört delil nübüvvet-i Ahmediyeye dair çıkarmıştır. 'Risale-i Hamîdiye'de yazmış. O risaleyi de Manastırlı Merhum İsmail Hakkı tercüme etmiş. Kim arzu ederse, ona müracaat eder, görür."(1)

Sual konusu olan yerde, Envar Neşriyat'ın latince baskısında "yüz on" değil de "yüz on dört” rakamı ifade edilmektedir. Külliyat'ın diğer yerlerinde de "yüz on dört" tabiri var. Sadece, "Bediüzzaman Cevap Veriyor" adlı, diğer kitaplarda toplama şeklindeki risalede "yüz on" tabiri vardır. Bu farklılıkların baskı hatasından kaynaklandığı kanaatindeyiz.

(1) bk. Mektubat, On dokuzuncu Mektup.